legt · legte · hat gelegt
Almanca legen fiili, temel olarak bir nesneyi veya kişiyi “yatay bir şekilde koymak” veya “yatırmak” anlamına gelir. stellen (dik koymak) fiilinin yatay versiyonudur. legen, her zaman bir hareket (Aktion) bildirir ve bu nedenle yer yön bildiren edatlarla birlikte kullanıldığında “Nereye?” (Wohin?) sorusuna cevap vererek Akkusativ (İsmin -i Hali) gerektirir. Ayrıca “yumurtlamak” veya dönüşlü (sich legen) kullanıldığında “uzanmak”, “dinmek/yatışmak” gibi farklı anlamları da vardır. legen, düzenli (regelmäßig) bir fiildir ve Perfekt zamanda haben yardımcı fiilini alır.
Fiilin en yaygın anlamları şunlardır:
- Yatay Koymak / Yatırmak: Bir nesneyi (kitap, kalem vb.) veya kişiyi yatar pozisyonda bir yere bırakmak.
- Uzanmak / Yatmak (Dönüşlü): sich legen kalıbıyla kişinin kendi isteğiyle uzanması.
- Dinmek / Yatışmak (Dönüşlü): Rüzgarın, fırtınanın veya öfkenin sakinleşmesi.
- Yumurtlamak: Tavuk gibi hayvanların yumurta bırakması.
legen Fiilinin Temel Anlamları
Bu tablo, fiilin ve ilgili olduğu ismin temel anlamlarını özetlemektedir.
| 🇩🇪 Almanca | Tür | 🇹🇷 Türkçe (Anlamları) |
|---|---|---|
| legen | Verb (Fiil) | Yatay koymak, yatırmak, (sich) uzanmak, dinmek, yumurtlamak |
| das Legen | Substantiv (İsim) | Koyma, döşeme, yatırma |
Önemli Kural (Akkusativ): “legen” fiili “Nereye?” (Wohin?) sorusuna cevap verir. Eylemi yapan kişi bir nesneyi bir yere doğru hareket ettirdiği için, ardından gelen auf, in, an, vor gibi edatlar Akkusativ alır.
Örnek: Ich lege das Buch auf den Tisch. (Kitabı masanın üzerine (yatay) koyuyorum.)
Temel Anlamlar İçin Örnek Cümleler
- Yatay Koymak: Bitte lege den Stift auf den Schreibtisch. (Lütfen kalemi çalışma masasına koy.)
- Yatırmak: Die Mutter legt das Baby ins Bett. (Anne bebeği yatağa yatırıyor.)
- Uzanmak (Dönüşlü): Ich bin müde, ich lege mich kurz aufs Sofa. (Yorgunum, kısaca kanepeye uzanacağım.)
- Dinmek (Dönüşlü): Der Sturm hat sich gelegt. (Fırtına dindi/yatıştı.)
- Yumurtlamak: Die Hühner legen jeden Tag Eier. (Tavuklar her gün yumurtlar.)
legen Fiilinin Çekimi (Konjugation)
Aşağıda legen fiilinin farklı kip ve zamanlara göre çekimleri bulunmaktadır. legen, haben yardımcı fiili ile kullanılan düzenli (regelmäßig) bir fiildir.
Indikativ (Bildirme Kipi)
| Präsens (Şimdiki Zaman) | Präteritum (Geçmiş Zaman) | Perfekt (Di’li Geçmiş Zaman) |
|---|---|---|
| ich lege | ich legte | ich habe gelegt |
| du legst | du legtest | du hast gelegt |
| er/sie/es legt | er/sie/es legte | er/sie/es hat gelegt |
| wir legen | wir legten | wir haben gelegt |
| ihr legt | ihr legtet | ihr habt gelegt |
| sie/Sie legen | sie/Sie legten | sie/Sie haben gelegt |
| Plusquamperfekt (Miş’li Geçmiş) | Futur I (Gelecek Zaman) | Futur II (Gelecek Zaman II) |
|---|---|---|
| ich hatte gelegt | ich werde legen | ich werde gelegt haben |
| du hattest gelegt | du wirst legen | du wirst gelegt haben |
| er/sie/es hatte gelegt | er/sie/es wird legen | er/sie/es wird gelegt haben |
| wir hatten gelegt | wir werden legen | wir werden gelegt haben |
| ihr hattet gelegt | ihr werdet legen | ihr werdet gelegt haben |
| sie/Sie hatten gelegt | sie/Sie werden legen | sie/Sie werden gelegt haben |
Konjunktiv (Dilek-Şart Kipi)
| Konjunktiv I | Konjunktiv II |
|---|---|
| ich lege | ich legte |
| du legest | du legtest |
| er/sie/es lege | er/sie/es legte |
| wir legen | wir legten |
| ihr leget | ihr legtet |
| sie/Sie legen | sie/Sie legten |
Imperativ (Emir Kipi)
| Kişi | Çekim |
|---|---|
| (du) | leg(e)! |
| (ihr) | legt! |
| (Sie) | legen Sie! |
legen ile Kurulan Kalıp İfadeler ve Deyimler
Bu tablo, fiilin diğer kelimelerle birleşerek oluşturduğu yaygın ifadeleri ve deyimleri listeler.
| 🇩🇪 Almanca İfade | 🇹🇷 Türkçe Anlamı |
|---|---|
| Wert legen auf (+ Akkusativ) | Bir şeye değer/önem vermek |
| sich ins Zeug legen | Var gücüyle işe sarılmak, elinden geleni yapmak |
| Geld auf die hohe Kante legen | Para biriktirmek, kenara para koymak |
| etwas auf Eis legen | Bir şeyi askıya almak, ertelemek |
| die Hände in den Schoß legen | Ellerini bağlayıp oturmak (hiçbir şey yapmamak) |
| jemandem etwas ans Herz legen | Birine bir şeyi içtenlikle tavsiye etmek, öğütlemek |
| ein Feuer / einen Brand legen | Yangın çıkarmak (kasıtlı olarak) |
| sich schlafen legen | Uyumak için yatmak |
Kalıp İfadeler İçin Örnek Cümleler
- Unser Chef legt großen Wert auf Pünktlichkeit. (Patronumuz dakikliğe büyük önem verir.)
- Tom hat sich für die Prüfung mächtig ins Zeug gelegt. (Tom sınav için var gücüyle çalıştı.)
- Wir müssen sparen und jeden Monat Geld auf die hohe Kante legen. (Tasarruf etmeli ve her ay kenara para koymalıyız.)
- Das Projekt wurde wegen Geldmangel auf Eis gelegt. (Proje parasızlık yüzünden askıya alındı.)
- Wir können nicht einfach die Hände in den Schoß legen, wir müssen helfen! (Öylece ellerimizi bağlayıp oturamayız, yardım etmeliyiz!)
- Der Arzt legte ihm ans Herz, mit dem Rauchen aufzuhören. (Doktor ona sigarayı bırakmasını içtenlikle tavsiye etti.)
- Die Polizei glaubt, dass jemand absichtlich Feuer gelegt hat. (Polis, birinin kasıtlı olarak yangın çıkardığına inanıyor.)
Daha fazla Almanca kelime ve bağlam için Almanca-Türkçe Sözlük sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Almanca öğrenmek ABC kadar kolay! 🇩🇪 ❤️ 🇹🇷
AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, kelime listeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!
Hemen takip et, değişimi fark et!