Burada, Almanca ayrılabilen fiiller (Trennbare Verben), ayrılamayan fiiller (Untrennbare) ve karışıklar (Problematische/Gemischt) olarak isimlendirilen fiilleri bulacaksınız.
İlginizi çekebilir: 480 adet Ayrılabilen Fiiller Listesi
Ayrılabilen ön eklere Almanca’da Prefix veya Verbzusätze denir. Bu ekleri alan fiiller farklı anlamlar kazanabilirler.

Örneğin,
- kaufen (almak) fiili, einkaufen olunca (alışveriş) fiili olur.
- sehen (görmek) fiili, aussehen (görünmek) fiili olur.
Cümle içinde örnekler:
- Ich sehe einen Mann. (Bir adam görüyorum.)
- Dieser Mann sieht sehr dick aus. (Bu adam çok şişman görünüyor.)
Ayrılabilen fiiller nedir?
Ayrılabilen fiiller (trennbare Verben), eylemin önündeki hece veya präfiks olarak adlandırılan bölümün, fiil çekimlenirken fiilin kökünden ayrıldığı fiillerdir.
Örnek präfiksler arasında “ab-“, “an-“, “auf-“, “aus-“, “bei-“, “ein-“, “los-“, “mit-“, “nach-“, “her-“, “hin-“, “vor-“, “weg-“, “zu-“ ve “zurück-“ bulunur. Bu präfikslerden biri temel bir fiile eklendiğinde, örneğin “stehen” (durmak) fiilinden “anstehen” (sıra beklemek) fiili oluşturulabilir.
Çekimlenmiş cümlede, präfiks fiilin sonuna taşınır: “Ich stehe an der Kasse an.” (Kasada sıra bekliyorum.)
Ayrılamayan Fiil Ön Ekleri Nedir?
be-, ge-, er-, ver-, zer-, ent-, emp-, miss- gibi präfikslerle (ön eklerle) başlayan fiiller ayrılamaz fiillerdir. Bu präfiksler, fiille her zaman birlikte kalır, örneğin “Ich verstehe das nicht.” (Bunu anlamıyorum.) ifadesinde olduğu gibi.
Karışık (Gemischt) Präfiksler hangileri?
Bazı präfiksler (ön ekler) hem ayrılabilir hem de ayrılamaz olabilir. Örneğin, “durch-“, “über-“, “um-“, “unter-“, “wider-“ ve “wieder-“ hem ayrılabilen hem de ayrılamaz präfiksler olarak kullanılabilir.
Bu präfikslerin kullanımı bağlama ve vurguya göre değişir:
“durchfahren” (geçip gitmek) ayrılabilirken
“durchsuchen” (aramak) ayrılamazdır.
“überfliegen” (üstünden uçmak) ayrılabilirken,
“übersetzen” (çevirmek) ayrılamazdır.
“umfahren” (çevresinden dolaşmak) ayrılabilirken,
“umfassen” (kapsamak) ayrılamazdır.
Aşağılarda bunlarla alakalı örnekler yazdım..
Ayrılabilen Fiiller (Trennbare Verben) Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Almanca’da fiillere eklenen önekler (Präfixe veya Verbzusätze), fiile tamamen yeni bir anlam katar ve kelime dağarcığına yeni bir kelime olarak girer.
Örnek olarak “fahren” (sürmek) ve “ab|fahren” (kalkmak/hareket etmek) fiillerini ele alalım.

“ab•fahren” fiili, “ab” öneki ve “fahren” fiil kökünden oluşur. Bu iki bölüm birbirinden ” | “, ” – ” veya ” • ” işareti ile ayrılır ve bu işaret fiilin “ayrılabilir” olduğunu gösterir. Cümle içinde, önek, cümlenin sonunda yer alırken, fiil kökü normal şekilde çekimlenir. Bakınız: Almanca Fiile Çekimleri
Infinitiv (Mastar) Kullanımı
- fahren (sürmek): Ewald yarın Berlin’e trenle sürer.
- Morgen fährt Ewald mit dem Zug nach Berlin.
- ab|fahren (kalkmak/hareket etmek): Tren saat 6:44’te Aschaffenburg Hauptbahnhof’tan kalkar.
“ab” gibi önekler, farklı fiillerle kombin edilerek değişik anlamlar oluşturabilir. Örnekler:
- brechen (kırmak) – ab|brechen (iptal etmek)
- machen (yapmak) – ab|machen (anlaşmak)
- winken (el sallamak) – ab|winken (el ile işaret etmek)
- wischen (silme) – ab|wischen (silip temizlemek)
Ayrılabilen Fiillerin Ön Ekleri (Trennbare Verben mit Präfixen) Örnek Cümleler

Ayrılabilen fiillerin ön ekleri: “ab, an, auf, aus, auseinander, bei, da, dar, ein, empor, entgegen, entlang, entzwei, fehl, fern, fest, fort, für, gegenüber, heim, her, hin, hinterher, hoch, inne, los, mit, nach, neben, nieder, rück, vor, weg, weiter, zu, zurecht, zurück, zusammen, zwischen“
Bu ön eklerin anlamlarını ve örneklerini aşağıdaki tabloda verdim:
| Ön ek (Präfix) | Örnek Ayrılabilen fiil (Trennbare Verb) | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| ab | abfahren | yola çıkmak, hareket etmek |
| an | ankommen | varmak, ulaşmak |
| auf | aufstehen | kalkmak, ayağa kalkmak |
| aus | aussteigen | araçtan inmek, indirmek |
| ein | einsteigen | araca binmek, binirmek |
| los | losfahren | arabayla yola çıkmak |
| mit | mitkommen | birlikte gelmek, katılmak |
| nach | nachmachen | taklit etmek, yapmak |
| vor | vorstellen | tanıtmak, hayal etmek |
| weg | weggehen | uzaklaşmak, gitmek |
| zu | zuhören | dinlemek, kulak vermek |
| auseinander | auseinanderfallen | parçalanmak, dağılmak |
| bei | beibringen | öğretmek, kazandırmak |
| da | dableiben | orada kalmak, ayrılmamak |
| dar | darbieten | sunmak, ikram etmek |
| empor | emporfliegen | yukarı uçmak, havalandırmak |
| entgegen | entgegenkommen | karşılamak, yardımcı olmak |
| entlang | entlanggehen | boyunca yürümek, izlemek |
| entzwei | entzweireißen | ikiye yırtmak, parçalamak |
| fehl | fehlschlagen | başarısız olmak, tutmamak |
| fern | fernsehen | televizyon izlemek, seyretmek |
| fest | festbinden | sıkıca bağlamak, tutturmak |
| fort | fortfahren | devam etmek, sürdürmek |
| frei | freilassen | serbest bırakmak, salıvermek |
| gegen | gegenhalten | karşı koymak, direnmek |
| gegenüber | gegenüberstehen | karşı karşıya gelmek, yüzleşmek |
| heim | heimbringen | eve getirmek, götürmek |
| her | herbringen | buraya getirmek, ulaştırmak |
| hin | hinbringen | oraya götürmek, ulaştırmak |
| hinterher | hinterherlaufen | arkasından koşmak, peşine düşmek |
| hoch | hochheben | yukarı kaldırmak, havaya kaldırmak |
| inne | innehalten | durmak, ara vermek |
| los | losbinden | bağını çözmek, serbest bırakmak |
| neben | nebenbei | yanında, ek olarak, arada sırada |
| nieder | niederschreiben | yazıya dökmek, kaydetmek |
| rück | zurückgeben | geri vermek, iade etmek |
| vor | vorbereiten | hazırlamak, önceden yapmak |
| weg | weggehen | uzaklaşmak, gitmek |
| weiter | weitermachen | devam etmek, sürdürmek |
| zu | zumachen | kapatmak, kapamak |
| zurecht | zurechtkommen | başa çıkmak, idare etmek |
| zurück | zurückkommen | geri gelmek, dönmek |
| zusammen | zusammenfassen | birleştirmek, özetlemek |
| zwischen | zwischenhalten | araya girmek, engel olmak |
“ab” präfiksli Almanca Trennbare Verben
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| ab|fahren | Der Bus (otobüs) | fährt | früh nach Berlin (erken Berlin’e doğru) | ab (yola çıkar). |
| ab|fallen | Im Winter (Kışın) | fallen | die Blätter von den Bäumen (yapraklar ağaçlardan) | ab (dökülür). |
| ab|schreiben | Der Schüler (öğrenci) | schreibt | während der Klausur vom Mitschüler (sınav sırasında arkadaştan) | ab (kopyalar). |
“an” präfiksli Almanca Trennbare Verben
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| an|fassen (dokunmak) | Achtung, Kind! (Dikkat, çocuk!) | Fass | den heißen Topf nicht (sıcak tencereye) | an (dokunma). |
| an|machen (açmak) | Maria | macht | das Radio im Wohnzimmer (salondaki radyoyu) | an (açar). |
| an|springen (çalıştırmak) | Das Auto (araba) | springt | bei minus Graden (eksi derecelerde) | an (zor çalışır). |
“auf” präfiksli Almanca Trennbare Verben
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| auf|bauen (kurmak) | Der Junge (çocuk) | baut | seine Spielzeugeisenbahn (oyuncak tren setini) | auf (kurar). |
| auf|machen (açmak) | Warum (Neden) | machst du | im Sommer immer das Dachfenster (yazın her zaman çatı penceresini) | auf (açarsın)? |
| auf|stehen (kalkmak) | Ein Bäcker (bir fırıncı) | steht | gewöhnlich schon um 3:00 Uhr (genellikle saat 3:00’te) | auf (kalkar). |
“ein” präfiksli Almanca ayrılabilen fiiller
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| ein|brechen (çökmek) | Hoffentlich (Umarım) | bricht | das Kind auf dem gefrorenen See (çocuk donmuş gölde) | nicht ein (çökmez). |
| ein|gehen (kurumak) | Ohne Wasser (Su olmadan) | gehen | alle Pflanzen nach einiger Zeit (bir süre sonra tüm bitkiler) | ein (kurur). |
| ein|schlagen (kırmak) | Die Kinder (Çocuklar) | schlagen | das Fenster im Erdgeschoss (zemin kattaki pencereyi) | ein (kırarlar). |
“heim” präfiksli Almanca ayrılabilen fiiller
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| heim|fahren (eve gitmek) | Der Schüler (öğrenci) | fährt | jeden Tag mit der Straßenbahn (her gün tramvayla) | heim (eve gider). |
| heim|gehen (eve yürümek) | Viele Besucher (Birçok ziyaretçi) | gehen | nach dem Fest (festivalden sonra) | sehr früh heim (çok erken eve gider). |
| heim|kehren (eve dönmek) | Die Forscher (araştırmacılar) | kehren | nach der langen Expedition (uzun bir keşiften sonra) | endlich wieder heim (sonunda eve dönerler). |
“her” präfiksli Almanca ayrılabilen fiiller
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| her|bringen (getirmek) | Bring (Getir) | mir mal schnell (bana hızlıca) | den Schraubenzieher (tornavidayı) | her (buraya). |
| her|geben (vermek) | Gib (Ver) | sofort (hemen) | meine Schere (makasımı) | her (buraya)! |
| her|kommen (gelmek) | Kommt (Gelin) | mal alle (herkes) | zum Garten (bahçeye) | schnell her (hızlıca buraya). |
“heraus” präfiksli Almanca ayrılabilen fiiller
Bu präfiksler, bir yön belirtir ve genellikle “dışarı”, “içeri”, “yukarı” gibi hareketleri ifade eder.
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| heraus|geben (vermek, çıkarmak) | Gib (Ver) | sofort (hemen) | meine Schlüssel (anahtarlarımı) | heraus (dışarı)! |
| herein|kommen (içeri girmek) | Kommt (Girin) | bevor es anfängt zu regnen (yağmur başlamadan önce) | in das Haus (eve) | herein (içeri). |
| herauf|kommen (yukarı çıkmak) | Kommen Sie (Çıkın) | doch bitte (lütfen) | zur Dachterrasse (çatı terasına) | herauf (yukarı). |
“hin” präfiksli Almanca ayrılabilen fiiller
“hin” präfiksi, genellikle bir yere doğru hareketi veya bir yöne dikkati çekmeyi ifade eder.
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| hin|fallen (düşmek) | Max (Max) | fällt | auf dem rutschigen Weg (kaygan yolda) | hin (düşer). |
| hin|gucken (bakmak) | Niemand (Kimse) | guckt | zu dem Straßenkünstler (sokak sanatçısına) | hin (bakar). |
| hin|kommen (ulaşmak) | Ohne Fahrrad (Bisikletsiz) | kommt | man zum abgelegenen Dorf (uzak köye) | nicht hin (ulaşılamaz). |
“hinauf” präfiksli Almanca ayrılabilen fiiller
Bu präfiksler, genellikle “yukarı”, “dışarı”, “içeri” gibi belirli yönlere hareketi ifade eder.
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| hinauf|fahren (yukarı çıkmak) | Fährst du (Çıkıyor musun) | mit der Seilbahn (teleferikle) | den Hügel (tepeye) | hinauf (yukarı)? |
| hinaus|gehen (dışarı çıkmak) | Niemand (Kimse) | geht | während der Pause (mola sırasında) | aus dem Klassenzimmer (sınıftan) hinaus (dışarı). |
| hinein|fallen (içine düşmek) | Viele Insekten (Birçok böcek) | fallen | in den Honigtopf (bal kavanozuna) | hinein (içine düşer). |
“los” Präfiksli Trennbare Verben
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| los|gehen (başlamak) | Der Zug (tren) | fährt (hareket eder) | jeden Moment (her an) | los (başlar). |
| los|fahren (yola çıkmak) | Wann (Ne zaman) | gehen wir (çıkıyoruz) | denn endlich (sonunda) | los (yola)? |
| los|kommen (kurtulmak) | Das Tier (hayvan) | kommt (kurtulur) | nach langem Kampf (uzun bir mücadelenin ardından) | endlich wieder los (sonunda). |
“mit” Präfiksli Trennbare Verben
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| mit|kommen (katılmak) | Kommst du (Katılıyor musun) | heute Abend (bu akşam) | mit (katıl)? | |
| mit|singen (birlikte şarkı söylemek) | Warum (Neden) | singt das Kind (çocuk şarkı söyler) | das Lied nicht (şarkıyı) | mit (birlikte)? |
| mit|spielen (birlikte oynamak) | Spielst du (Oynuyor musun) | mit (birlikte)? |
“nach” Präfiksli Trennbare Verben
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| nach|bauen (taklit etmek) | Theodor (Theodor) | baut (inşa eder) | in seinem Garten (bahçesinde) den Eifelturm (Eyfel Kulesi’ni) | nach (taklit eder). |
| nach|machen (taklit etmek) | Affen (maymunlar) | machen (taklit eder) | dem Menschen vieles (insanları çok şey) | nach (taklit eder). |
| nach|trauern (yas tutmak) | Meine Tante (teyzem) | trauert (yas tutar) | ihrem verstorbenen Mann (ölen kocasına) keine Träne (hiçbir gözyaşı) | nach (tutmaz). |
“vor” Präfiksli Fiiller
| Präfixler ve Fiiller | Pozisyon 1 | Verb 1 | Orta Kısım | Fiil 2 |
|---|---|---|---|---|
| vor|bereiten (hazırlamak) | Die Frauen (kadınlar) | bereiten (hazırlar) | schon den ganzen Tag (bütün gün) die Party (partiyi) | vor (hazırlar). |
| vor|singen (önceden şarkı söylemek) | Morgen (Yarın) | singt der Sänger (şarkıcı şarkı söyler) | bei Dieter Dohlen (Dieter Dohlen’de) | vor (önceden). |
| vor|zeigen (göstermek) | Bitte (Lütfen) | zeigen Sie (gösterin) | Ihre Fahrausweise (biletlerinizi) | vor (gösterin). |
Ayrılamayan Fiillerin Ön Ekleri (nicht Trennbare Verben mit Präfixen) Örnek Cümleler

Ayrılamayan fiiller ise, önüne aldıkları eklerle ayrılmayan fiillerdir. Ayrılamayan fiillerin ön ekleri: “be-, emp-, ent-, er-, ge-, miss-, ver– zer– zu“
Bu fiiller, ön ekleriyle birlikte cümlede (fiil oldukları için) ikinci sırada yer alırlar.
Örneğin:
- Ich verstehe dich nicht. (Seni anlamıyorum.)
- Er zerreiβt das Papier. (O, kağıdı yırtıyor.)
| Ön ek | Anlamı | Örnek fiil | Anlamı |
|---|---|---|---|
| be- | eylemi güçlendirmek, belirli kılmak | bekommen | almak, elde etmek |
| emp- | üzerine almak, içine almak | empfangen | karşılamak, almak |
| ent- | tersini yapmak, ayrılmak, çıkarmak | entkommen | kaçmak, kurtulmak |
| er- | başarıya ulaşmak, sonuçlandırmak | erreichen | ulaşmak, erişmek |
| ge- | bir durumu ifade etmek, geçmiş zaman | gefrieren | donmak |
| miss- | yanlış yapmak, başarısız olmak | misslingen | başarısız olmak |
| ver- | yanlış yapmak, kaybetmek, değiştirmek | verlieren | kaybetmek, yitirmek |
| zer- | parçalamak, bozmak, yok etmek | zerreißen | yırtmak, parçalamak |
| zu- | kapalı duruma getirmek, sona erdirmek | zubinden | bağlamak |
“be-” Präfiksi ile Başlayan Ayrılamaz Fiiller
| Infinitiv | Position 1 | Verb | Mittelfeld / Erweiterungen | Türkçe Açıklama |
|---|---|---|---|---|
| begegnen | Eines Tages | begegnest | du deinem Traummann. | Bir gün hayalinizdeki erkekle karşılaşırsın. |
| bezahlen | Bezahlst | du? Ich habe mein Geld vergessen. | Ödeme yapıyor musun? Ben paramı unuttum. |
“emp-” Präfiksi ile Başlayan Ayrılamaz Fiiller
| Infinitiv | Position 1 | Verb | Mittelfeld / Erweiterungen | Türkçe Açıklama |
|---|---|---|---|---|
| empfangen | Der Präsident | empfängt | seine Gäste aus Kamerun. | Başkan Kamerun’dan gelen misafirlerini karşılıyor. |
| empfehlen | Sein Arzt | empfiehlt | ihm, das Rauchen aufzugeben. | Doktoru ona sigarayı bırakmasını tavsiye ediyor. |
“ent-” Präfiksi ile Başlayan Ayrılamaz Fiiller
| Infinitiv | Position 1 | Verb | Mittelfeld / Erweiterungen | Türkçe Açıklama |
|---|---|---|---|---|
| entdecken | Forscher | entdecken | einen neuen Saturnmond. | Araştırmacılar yeni bir Satürn uydusu keşfediyorlar. |
| entstehen | Hier | entsteht | eine neue Internetseite für DaF. | Burada DaF için yeni bir internet sitesi oluşuyor. |
“er-” Präfiksi ile Başlayan Ayrılamaz Fiiller
| Infinitiv | Position 1 | Verb | Mittelfeld / Erweiterungen | Türkçe Açıklama |
|---|---|---|---|---|
| erkennen | Erkennst | du mich auf diesem Foto? Da war ich noch ein Baby. | Bu fotoğrafta beni tanıyor musun? Ben daha bebektim. | |
| erleben | Joachim | erlebt | täglich Pannen und Pleiten. | Joachim her gün aksilikler ve başarısızlıklar yaşıyor. |
“ge-” Präfiksi ile Başlayan Ayrılamaz Fiiller
| Infinitiv | Position 1 | Verb | Mittelfeld / Erweiterungen | Türkçe Açıklama |
|---|---|---|---|---|
| gefrieren | Wasser | gefriert | bei Null Grad. | Su sıfır derecede donar. |
| gehören | Dieses Buch | gehört | dir nicht. | Bu kitap sana ait değil. |
“miss-” Präfiksi ile Başlayan Ayrılamaz Fiiller
| Infinitiv | Position 1 | Verb | Mittelfeld / Erweiterungen | Türkçe Açıklama |
|---|---|---|---|---|
| missachten | Der Radfahrer | missachtet | die Vorfahrt. | Bisiklet sürücüsü yol verme kuralını ihlal ediyor. |
| misslingen | Der Versuch | misslingt | den Studenten ständig. | Denemenin öğrencilere sürekli başarısızlıkla sonuçlanıyor. |
“ver-” Präfiksi ile Başlayan Ayrılamaz Fiiller
| Infinitiv | Position 1 | Verb | Mittelfeld / Erweiterungen | Türkçe Açıklama |
|---|---|---|---|---|
| vergnügen | Der Fremde | vergnügt | sich mit dem Geld seiner Frau. | Yabancı, karısının parasıyla eğleniyor. |
| verfahren | In Paris | verfährt | man sich sehr schnell. | Paris’te çok çabuk yolunu şaşırırsın. |
“zer-” Präfiksi ile Başlayan Ayrılamaz Fiiller
| Infinitiv | Position 1 | Verb | Mittelfeld / Erweiterungen | Türkçe Açıklama |
|---|---|---|---|---|
| zerlegen | Detlev | zerlegt | den Motor seines Motorrades. | Detlev motosikletinin motorunu parçalara ayırıyor. |
| zerstören | Diese Frau | zerstört | noch unsere Ehe. | Bu kadın evliliğimizi daha da mahvediyor. |
Karışık (Gemischt) Fiil Ön Eki Örnekleri

| Präfiks | Ayrılabilir (Vurgulu) Örnek ve Anlamı | Ayrılamaz (Vurgusuz) Örnek ve Anlamı |
|---|---|---|
| durch- | Der Seemann trennt das Seil durch. (Denizci ipi keser.) Wir machen heute die Nacht durch. (Bugün geceyi uyanık geçiriyoruz.) | Der Polizist durchsucht die Autos. (Polis arabaları arıyor.) Das Überschallflugzeug durchbricht die Schallmauer. (Ses hızını aşan uçak ses duvarını aşıyor.) |
| über- | Wir setzen morgen mit der Fähre über. (Yarın feribotla geçeceğiz.) Vorsicht! Die Milch kocht gleich über. (Dikkat! Süt taşmak üzere.) | Ich übersetze nur englische Texte. (Sadece İngilizce metinleri çeviririm.) Immer übersiehst du etwas. (Her zaman bir şeyi gözden kaçırırsın.) |
| um- | Die Firma stellt ihre EDV um. (Firma IT sistemini değiştiriyor.) | Die Polizei umstellt den Gangster. (Polis gangsteri kuşatıyor.) |
| unter- | Im Sommer geht die Sonne erst gegen 22:00 Uhr unter. (Yazın güneş saat 22:00 civarı batıyor.) | Der Arzt untersucht den Kranken. (Doktor hastayı muayene ediyor.) |
| wieder- | Du hast den Ball weggeschossen. Hol ihn sofort wieder. (Topu uzağa attın. Hemen geri getir.) | Die Schüler wiederholen die Sätze des Lehrers. (Öğrenciler öğretmenin cümlelerini tekrar ediyorlar.) |
| wider- | Unser Beispiel spiegelt das ungelöste Problem sehr gut wider. (Örneğimiz çözümlenmemiş problemi çok iyi yansıtıyor.) | Der Angeklagte widerruft seine Aussage. (Sanık ifadesini geri alıyor.) |
“zusammengesetzte Verben” (Birleşik Fiiller)
1. Adjektiv + Verb (Sıfat + Fiil):

Bu grupta, bir sıfat bir fiille birleşir ve genellikle tek kelime olarak yazılırlar. Ancak “sein” (olmak) ve “werden” (hale gelmek) gibi bazı fiillerle kullanıldıklarında, bileşenler ayrı yazılır. Örnek olarak, “glücklichmachen” (mutlu etmek) bileşik fiilini verebiliriz, burada “glücklich” (mutlu) sıfatı ve “machen” (yapmak) fiili birleşerek birini mutlu etme eylemini ifade eder.
| Almanca | Türkçe Açıklama | Örnek Cümle |
|---|---|---|
| bekannt sein | Tanınmış olmak | Er ist in unserer Stadt sehr bekannt. (O, şehrimizde çok tanınmış.) |
| bekannt werden | Tanınır hale gelmek | Mit seiner neuen Erfindung wird er sehr bekannt. (Yeni icadıyla çok tanınır hale gelecek.) |
| besser gehen | Daha iyi olmak (sağlık veya durum anlamında) | Nach der Medizin ging es ihm besser. (İlacı aldıktan sonra daha iyi hissetti.) |
| blass sein | Solgun olmak | Sie sieht heute sehr blass aus. (Bugün çok solgun görünüyor.) |
| blass werden | Solgunlaşmak | Im Winter werde ich immer blass. (Kışın her zaman solgunlaşırım.) |
| blau sein | Sarhoş olmak (argoda) veya mavi olmak | Nach der Party war er total blau. (Partiden sonra tamamen sarhoştu.) |
| da sein | Orada olmak | Keine Sorge, ich werde für dich da sein. (Endişelenme, ben senin için burada olacağım.) |
| dabei sein | Katılmak, bir şeyin içinde olmak | Ich bin froh, dass ich bei diesem Projekt dabei sein kann. (Bu projede yer alabildiğim için mutluyum.) |
| gesund sein | Sağlıklı olmak | Es ist wichtig, gesund zu sein. (Sağlıklı olmak önemlidir.) |
| hier sein | Burada olmak | Endlich bist du hier! (Sonunda buradasın!) |
| fest halten | Sıkı tutmak | Halte das Seil fest! (İpi sıkı tut!) |
| frei sprechen | Serbestçe konuşmak | Er kann sehr gut frei sprechen. (Çok iyi serbestçe konuşabilir.) |
| krank sein | Hasta olmak | Leider bin ich heute krank. (Maalesef bugün hastayım.) |
| laut reden | Yüksek sesle konuşmak | Bitte reden Sie nicht so laut. (Lütfen bu kadar yüksek sesle konuşmayın.) |
| leicht fallen | Kolay gelmek | Ihm fällt Mathe sehr leicht. (Matematik ona çok kolay geliyor.) |
| sauber schreiben | Temiz yazmak | Sie kann sehr sauber schreiben. (Çok temiz yazabilir.) |
| schwer nehmen | Bir şeyi ciddiye almak veya zorlanmak | Nimm das nicht so schwer. (Bunu bu kadar ciddiye alma.) |
| weg sein | Uzakta olmak veya gitmiş olmak | Das Buch ist weg. (Kitap gitmiş.) |
| zu sein | Kapalı olmak | Das Geschäft ist zu. (Dükkan kapalı.) |
2. Nomen + Verb (İsim + Fiil):
Bu yapıda, bir isim ve bir fiil birleşerek genellikle infinitif formda iki kelime olarak yazılır. İsim her zaman büyük harfle başlar. “Buch lesen” (kitap okumak) bu gruba örnektir; burada “Buch” (kitap) ismi ve “lesen” (okumak) fiili bir araya gelerek kitap okuma eylemini tanımlar.
| Almanca | Türkçe Açıklama | Örnek Cümle |
|---|---|---|
| Amok laufen | Kontrolsüzce saldırmak | Nach den Nachrichten ist ein Mann in der Stadt Amok gelaufen. (Haberlere göre bir adam şehirde kontrolsüzce saldırdı.) |
| Auto fahren | Araba sürmek | Sie lernt, wie man Auto fährt. (Araba nasıl sürülür öğreniyor.) |
| Bankrott gehen | İflas etmek | Viele kleine Unternehmen gehen leider Bankrott. (Maalesef birçok küçük işletme iflas ediyor.) |
| Eis laufen | Buz pateni yapmak | Im Winter gehen wir oft Eis laufen. (Kışın sık sık buz pateni yapmaya gidiyoruz.) |
| Fahrrad fahren | Bisiklet sürmek | Kinder lernen früh, Fahrrad zu fahren. (Çocuklar erken yaşta bisiklet sürmeyi öğrenirler.) |
| Maschine schreiben | Makinede yazmak (daktilo veya bilgisayar kullanmak) | Sie kann sehr schnell Maschine schreiben. (Çok hızlı makinede yazabilir.) |
| in Not sein | Sıkıntıda olmak | Wenn du in Not bist, bin ich da, um zu helfen. (Sıkıntıda olduğunda, yardım etmek için buradayım.) |
| Pleite gehen | Parasız kalmak, iflas etmek | Nach dem gescheiterten Projekt sind sie Pleite gegangen. (Başarısız projeden sonra parasız kaldılar.) |
| Probe fahren | Deneme sürüşü yapmak | Bevor du das Auto kaufst, solltest du eine Probe fahren. (Arabayı satın almadan önce bir deneme sürüşü yapmalısın.) |
| Rad fahren | Bisiklet sürmek (Fahrrad fahren ile aynı) | Am Wochenende fahre ich gerne Rad. (Hafta sonları bisiklet sürmeyi severim.) |
| Recht behalten | Haklı çıkmak | Am Ende hat sie Recht behalten. (Sonunda haklı çıktı.) |
| Recht bekommen | Haklı bulunmak | In der Diskussion hat er Recht bekommen. (Tartışmada haklı bulundu.) |
| Schuld haben | Suçlu olmak | Er will nicht einsehen, dass er Schuld hat. (Suçlu olduğunu kabul etmek istemiyor.) |
| Staub saugen | Elektrikli süpürge ile temizlik yapmak | Samstags sauge ich immer Staub. (Cumartesileri her zaman elektrik süpürgesiyle temizlik yaparım.) |
| Fußball spielen | Futbol oynamak | Mein Bruder spielt sehr gut Fußball. (Kardeşim çok iyi futbol oynar.) |
| Tennis spielen | Tenis oynamak | Sie hat angefangen, Tennis zu spielen. (Tenis oynamaya başladı.) |
3. Verb + Verb (Fiil + Fiil):
İki fiilin birleştiği bu yapılar da, genellikle infinitif formda iki kelime olarak karşımıza çıkar. Örneğin, “laufen lernen” (koşmayı öğrenmek), burada “laufen” (koşmak) ve “lernen” (öğrenmek) fiilleri birleşerek koşmayı öğrenme eylemini ifade eder.
| Almanca | Türkçe Açıklama | Örnek Cümle |
|---|---|---|
| baden gehen | Yüzmeye gitmek | Im Sommer gehen wir oft baden. (Yazın sık sık yüzmeye gideriz.) |
| bestehen bleiben | Geçerli kalmak, sürdürmek | Trotz der Schwierigkeiten wird unsere Freundschaft bestehen bleiben. (Zorluklara rağmen dostluğumuz devam edecek.) |
| bleiben lassen | Bir şeyi yapmamaya bırakmak | Du solltest das Rauchen bleiben lassen. (Sigara içmeyi bırakmalısın.) |
| fahren lassen | Gitmesine izin vermek (bir taşıtı kullanmak anlamında da kullanılabilir) | Lass uns das Auto heute fahren lassen und stattdessen laufen. (Bugün arabayı kullanmayalım ve yerine yürüyelim.) |
| hängen bleiben | Takılıp kalmak | Mein Pullover ist am Zaun hängen geblieben. (Kazakım çite takılı kaldı.) |
| kennen lernen | Tanımak, öğrenmek | Ich freue mich darauf, dich besser kennen zu lernen. (Seni daha iyi tanımak için sabırsızlanıyorum.) |
| laufen lassen | Akmaya bırakmak | Lass das Wasser nicht die ganze Zeit laufen. (Suyu sürekli akıtmayın.) |
| lieben lernen | Sevmeyi öğrenmek | Mit der Zeit habe ich gelernt, die kleinen Dinge zu lieben. (Zamanla, küçük şeyleri sevmeyi öğrendim.) |
| liegen lassen | Bir yere bırakmak, unutmak | Ich habe meine Schlüssel im Büro liegen lassen. (Anahtarlarımı ofiste unuttum.) |
| ruhen lassen | Rahat bırakmak, dinlendirmek | Manchmal muss man die Seele auch ruhen lassen. (Bazen ruhu da dinlendirmek gerekir.) |
| sausen lassen | Hızla gitmek, kaçırmak | Heute Morgen habe ich den Bus sausen lassen und bin zu spät gekommen. (Bu sabah otobüsü kaçırdım ve geç kaldım.) |
| schätzen lernen | Değerini anlamak, takdir etmeyi öğrenmek | Wir müssen lernen, die Natur zu schätzen. (Doğanın değerini anlamayı öğrenmeliyiz.) |
| sitzen bleiben | Bir yerde oturmaya devam etmek veya sınıfta kalmak | Er wollte nach dem Unterricht nicht sitzen bleiben. (Ders sonrası oturmaya devam etmek istemedi.) |
| sitzen lassen | Birini yüzüstü bırakmak (bekletmek) | Sie hat mich zwei Stunden im Café sitzen lassen. (Beni kafede iki saat bekletti.) |
| spazieren fahren | Gezmek için araçla gitmek | Am Wochenende wollen wir im Park spazieren fahren. (Hafta sonu parkta gezmek için araçla gitmek istiyoruz.) |
| spazieren gehen | Yürüyüşe çıkmak | Jeden Abend gehen wir im Viertel spazieren. (Her akşam mahallede yürüyüşe çıkıyoruz.) |
| stecken bleiben | Bir yerde sıkışıp kalmak | Mein Ring ist im Abfluss stecken geblieben. (Yüzüğüm giderde sıkışıp kaldı.) |
| stehen bleiben | Durmak, hareketsiz kalmak | Plötzlich blieb er mitten auf der Straße stehen. (Aniden caddenin ortasında durdu.) |
Alıştırma
Kendinizi sık kullanılan 10 kelime ile sınamak ister misiniz?
İlginizi Çekebilecek Diğer Almanca Fiiller:
- Almanca Fiil Çekimleri
- Almanca Düzenli Fiil Çekimleri
- Almanca Düzensiz Fiil Çekimleri
- Almanca Düzensiz Fiiller Listesi (A1 C1)
- Almanca Ayrılabilen Fiiller Konusu
- Almanca Ayrılabilen Fiiller Listesi (Tamamı 480 Adet)
- En Çok Kullanılan Almanca Fiiller
- Almanca Fiiller (A1)
- Almanca A1 Seviyesinde Bilinmesi Gereken Fiiller (Çekimli)
- Almanca Dativ Alan Fiiller
- Almanca Dativ ve Akkusativ Alan Filler (📌 Bkz: Akkusativ, Dativ)
- Almanca Modal Fiiller (Modalverben: Müssen, Können, Dürfen, Sollen, Wollen, Mögen, Möchten)
- Almanca Dönüşlü Fiiller (Reflexive Verben)
Almanca Kelimeleri (A1, A2, B1):
- der die das’lı Almanca A1 Kelimeleri
- der die das’lı Almanca A2 Kelimeleri
- der die das’lı Almanca B1 Kelimeleri
Daha fazla Almanca kelime ve bağlam için Almanca-Türkçe Sözlük sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Almanca öğrenmek ABC kadar kolay! 🇩🇪 ❤️ 🇹🇷
AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, kelime listeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!
Hemen takip et, değişimi fark et!
Merhaba B1 konularina bakamiyorum üzerine basinca acilmiyor. yani bir çoğu o sekilde konu anlatimlarina erisemiyorum.
Merhaba B1 konularina bakamiyorum üzerine basinca acilmiyor. yani bir çoğu o sekilde konu anlatimlarina erisemiyorum.