Almanca’da “trotzdem” bir bağlaçtır (Konjunktion) ve Türkçe çevirisi “buna rağmen“, “gene de” veya “yine de” anlamına gelir. Bu bağlaç, bir duruma karşın gerçekleşen beklenmedik veya zıt bir eylemi ifade etmek için kullanılır
📌 “trotzdem” konu anlatımına gitmeden önce şunları bilmek işinize yarayacaktır:
- T harfi ile başlayan B1 kelimesidir ve B1 konuları içindedir.
- İki ana cümleyi bir araya getirir (birbirine bağlar).
- Alman dil bilgisinde “Konjunktionaladverb” yani bağlaç zarflar kategorisindedir. “trotzdem”, cümledeki fiilin yerini değiştirmez; yani fiil, cümlenin ikinci elemanı olarak kalır.
- Cümle kurmak için iki farklı yol izleyebiliriz (istediğinizi kullanın). Gramatik formülü şudur:
- Hauptsatz, trotzdem Hauptsatz (cümlede birinci sırada, fiil ikinci sırada)
- Hauptsatz. Hauptsatz trotzdem (cümlede üçüncü sırada, fiil yine ikinci sırada)
1️⃣ Hauptsatz, trotzdem Hauptsatz
Örnek 1: Es regnet draußen, trotzdem gehe ich spazieren. (Dışarıda yağmur yağıyor, buna rağmen ben yürüyüşe çıkıyorum.)
📌Bu bağlaç, bir olumsuz duruma rağmen bir sonuca veya bir diğer duruma geçişi ifade eder. Yani, “yağmur yağsa bile gene de/yine de dışarı yürüyüşe gidiyorum.”
2️⃣ Hauptsatz. Hauptsatz trotzdem
Örnek 2: Es regnet draußen. Ich gehe trotzdem spazieren. (Yağmur yağıyor. Buna rağmen yürüyüşe çıkıyorum.)
📌 1 numaralı cümle ile hiç bir anlam farkı yok.
trotzdem Almanca Örnek Cümleler
- Es ist kalt, aber ich gehe trotzdem schwimmen. (Hava soğuk ama yine de yüzmeye gidiyorum.)
- Sie ist müde, trotzdem lernt sie für die Prüfung. (Yorgun, buna rağmen sınav için çalışıyor.)
- Sie ist müde. Trotzdem lernt sie für die Prüfung. (Yorgun. Buna rağmen sınav için çalışıyor.)
- Ich habe wenig Geld, trotzdem kaufe ich das Buch. (Az param var, gene de kitabı alıyorum.)
- Ich habe wenig Geld. Ich kaufe trotzdem das Buch. (Az param var. Kitabı gene de alıyorum.)
- Er hat keine Zeit, trotzdem kommt er zu meinem Geburtstag. (Zamanı yok, buna rağmen doğum günüme geliyor.)
- Er hat keine Zeit. Trotzdem kommt er zu meinem Geburtstag. (Zamanı yok. Buna rağmen doğum günüme geliyor.)
- Das Wetter ist schlecht, trotzdem machen wir einen Ausflug. (Hava kötü, yine de bir gezi yapıyoruz.)
- Das Wetter ist schlecht. Wir machen trotzdem einen Ausflug. (Hava kötü. Yine de bir gezi yapıyoruz.)
- Ich kenne die Antwort nicht, trotzdem melde ich mich. (Cevabı bilmiyorum, ama yine de elimi kaldırıyorum.)
- Ich kenne die Antwort nicht. Trotzdem melde ich mich. (Cevabı bilmiyorum. Ama yine de elimi kaldırıyorum.)
- Es ist schon spät, trotzdem fängt sie an zu arbeiten. (Çok geç, gene de işe başlıyor.)
- Der Film ist traurig, trotzdem schaue ich ihn mir an. (Film üzücü, buna rağmen izliyorum.)
- Sie hat Kopfschmerzen, trotzdem geht sie zur Party. (Baş ağrısı var, yine de partiye gidiyor.)
- Er ist krank, trotzdem geht er zur Arbeit. (Hasta, buna rağmen işe gidiyor.)
- Aber trotzdem interessant und toll. (Ama yine de ilginç ve harika.)
- Das Schuljahr schaffe ich trotzdem nicht. (Yine de bu okul yılını başaramıyorum.)
Modalverben ile trotzdem Cümle
“trotzdem” ile birlikte modal fiil (Modalverb) içeren Almanca örnek cümleler:
- Er kann heute nicht kommen, trotzdem will er unbedingt die Aufgabe fertigstellen. (Bugün gelemiyor, buna rağmen görevi mutlaka bitirmek istiyor.)
- Er will abnehmen, trotzdem isst ein großes Stück Kuchen. (Kilo vermek istiyor, yine de büyük bir parça kek yiyor.) 📌 Burada özne tek olduğundan cümlenin yazılışında virgülden (,) sonra isst fiili de gelebilir.
- Er will abnehmen, isst trotzdem ein großes Stück Kuchen. (Kilo vermek istiyor, yine de büyük bir parça kek yiyor.)
- Sie soll heute ihre Medikamente nehmen, trotzdem trinkt ein Glas Wein. (Bugün ilaçlarını alması gerekiyor, buna rağmen bir bardak şarap içiyor.)
- Sie muss früh schlafen gehen, trotzdem möchte sie den Film zu Ende schauen. (Erken yatmak zorunda, gene de filmi sonuna kadar izlemek istiyor.)
- Wir dürfen heute nicht arbeiten, trotzdem planen die Projektaufgaben für morgen. (Bugün çalışmamıza izin verilmiyor, buna rağmen yarın için proje görevlerini planlıyoruz.)
Almanca ‘trotzdem’ için Diyalog Örneği
Ahmet: Am liebsten würden wir unser Geld überhaupt nicht ausgeben. (Keşke paramızı hiç harcamasak.)
Merve: Wie bitte? (Nasıl?/Efenim?)
Kübra: Nun, für Lebensmittel natürlich. Aber sonst versuchen wir zu sparen. (Yani, yiyecek için tabii ki harcıyoruz. Ama onun dışında tasarruf etmeye çalışıyoruz.)
Ahmet: Früher haben wir Urlaube gemacht… (Daha önceden tatile falan giderdik…)
Kübra: oder haben uns mal ein Auto gekauft… (veya bir keresinde yeni bir araba almıştık…)
Ahmet: Aber jetzt ist unser Ziel, eine eigene Wohnung zu haben. (Ama şimdi kendi evimizin hayalini kuruyoruz.)
Merve: Aha. (Anladım.)
Kübra: Aber wissen Sie, nur zu sparen reicht auch nicht. Wir müssen trotzdem einen großen Kredit aufnehmen. (Ama biliyorsunuz, sadece tasarruf etmek de yeterli değil. Yine de büyük bir kredi çekmek zorundayız.)
Merve: Verstehe. Also, ich wünsche euch viel Glück bei der Wohnungssuche. (Anlıyorum. O zaman ev arayışınızda size bol şanslar dilerim.)
Ahmet: Danke! (Teşekkürler!)
İlginizi Çekebilir: “T” Harfli Almanca Bağlaçlar
Almanca Öğrenmek ABC Kadar Kolay! 🇩🇪
Ücretsiz konu anlatımları, pratik alıştırmalar ve eğlenceli derslerle Almancanı geliştir. AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, kelime listeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!
Hemen takip et, değişimi fark et!
merhaba B1 konulari acilmiyor acaba sadece bana mi acilmiyor. yani hepsi degil ama sadece 3 ,5 tane konuya bakabiliyorum