A’dan Z’ye Almanca Bağlaçlar (Konjunktion)

Bu konuda, A’dan Z’ye Almanca Bağlaçları (Konjunktion) ve bunlarla ilgili örnek cümleleri bulacaksınız. Almanca öğrenmeye yeni başlayanlar için hazırladığım bu bağlaçlar, cümle yapılarını anlamada ve kullanmada önemli bir rol oynuyorlar.

Konjunktionen Nedir?

Almanca’da “Konjunktion“, Türkçe’de “bağlaç” olarak bilinen, cümleleri, yan cümleleri veya cümle ögelerini birbirine bağlayan kelimelerdir. Bu bağlaçlar, cümleler arası ilişkileri kurarak düşüncelerimizi daha akıcı ve anlamlı bir şekilde ifade etmemizi sağlar.

Almanca yaygın kullanılan bağlaçlar sırasıyla şöyle:

Einfache Konjunktionen (Basit Bağlaçlar):

  • aber (ama)
  • also (böylece)
  • bevor (önce)
  • bis (kadar)
  • dabei (buna rağmen)
  • und (ve)
  • ob (olup olmadığı)

Mehrgliedige Konjunktionen (Çok Parçalı Bağlaçlar):

  • einerseits…andererseits (bir yandan…öte yandan)
  • weder…noch (ne…ne de)
  • je…desto (ne kadar…o kadar)
  • umso…als (özellikle)

Almanca Bağlaç Türleri:

Almanca’da iki ana bağlaç türü vardır:

  • Nebenordnende Konjunktionen (Eş dereceli cümleleri veya cümle ögelerini birbiriyle bağlayan bağlaçlar): Bu bağlaçlar, eşit derecede öneme sahip iki cümleyi veya ifadeyi birbirine bağlar. Örnekler; aber (ama), und (ve), oder (veya).
  • Unterordnende Konjunktionen (Alt cümleleri üst cümlelere bağlayan bağlaçlar): Bu bağlaçlar, bir cümlenin diğerine bağlı olduğu durumları ifade eder. Örneğin, bir cümle diğer cümleye neden-sonuç, zaman veya koşul bağlamında bağlanabilir. Örnekler; weil (çünkü), dass (ki), obwohl (rağmen).

Konjunktionaladverbien:

Ayrıca, “Konjunktionaladverbien” yani “Bağlaç olarak kullanılan zarflar” da vardır. Bu zarflar, bağlaç gibi davranarak cümleleri birbirine bağlar ancak adverbial özellikler de taşır. Bu kelimeler cümle içinde konum değiştirebilir ve genellikle cümle başında kullanılır. Örnekler; außerdem (ayrıca), deshalb (bu yüzden), trotzdem (buna rağmen).

İşte sizler için hazırladığım A’dan Z’ye Almanca Bağlaçlar (Konjunktionen) Listesi:

A

NoAlmanca Konjunktion (Bağlaçlar)Almanca-Türkçe Örnek Cümle
1aber (ama, fakat)Ich mag Kaffee, aber ich trinke lieber Tee. (Kahve severim ama çay içmeyi tercih ederim.)
2allerdings (ancak, gerçi)Das Wetter ist schön, allerdings ist es etwas kalt. (Hava güzel, ancak biraz soğuk.)
3als (-dığı zaman, -iken, olarak, -den)Als ich klein war, habe ich in Berlin gewohnt. (Küçükken Berlin’de yaşıyordum.)
Er ist größer als sein Bruder. (O, kardeşinden daha uzun.)
4als dass (-maktansa, -ecek kadar)Es ist zu kalt, als dass wir schwimmen gehen könnten. (Yüzmeye gidemeyecek kadar soğuk.)
5als ob (-mış/miş gibi, sanki)Er tut so, als ob er nichts wüsste. (Hiçbir şey bilmiyormuş gibi davranıyor.)
6als wenn (-mış/miş gibi, sanki)Es sieht so aus, als wenn es gleich regnen würde. (Sanki yağmur yağacak gibi görünüyor.)
7also (yani, öyleyse, o halde)Du bist müde? Also geh schlafen! (Yorgunsun? Öyleyse uyu!)
8andererseits (öte yandan, diğer taraftan)Einerseits möchte ich reisen, andererseits muss ich arbeiten. (Bir yandan seyahat etmek istiyorum, öte yandan çalışmam gerekiyor.)
9anschließend (sonra, ardından, akabinde)Wir gehen ins Kino und anschließend essen wir Pizza. (Sinemaya gideceğiz ve ardından pizza yiyeceğiz.)
10ansonsten (aksi takdirde, yoksa)Beeil dich, ansonsten verpassen wir den Bus. (Acele et, aksi takdirde otobüsü kaçıracağız.)
11anstatt (yerine, -mek yerine)Anstatt zu lernen, spielt er Videospiele. (Öğrenmek yerine video oyunları oynuyor.)
12anstatt dass (yerine, -acağına/ -eceğine)Anstatt dass er hilft, beschwert er sich. (Yardım etmek yerine şikayet ediyor.)
13auch wenn (-se bile, olsa bile)Auch wenn es regnet, gehe ich spazieren. (Yağmur yağsa bile yürüyüşe çıkacağım.)
14ausgenommen (hariç, dışında)Alle sind da, ausgenommen Peter. (Peter hariç herkes burada.)
15außer (hariç, dışında, -den başka)Niemand außer mir war im Büro. (Benim dışımda kimse ofiste değildi.)
16außer dass (dışında, -mesi dışında)Ich weiß nichts, außer dass er morgen kommt. (Yarın geleceği dışında hiçbir şey bilmiyorum.)
17außer wenn (-medikçe, -mazsa)Ich gehe nicht, außer wenn du auch gehst. (Sen de gitmedikçe ben gitmiyorum.)
18außerdem (ayrıca, üstelik, bunun yanı sıra)Sie ist klug, außerdem ist sie sehr freundlich. (Zeki, ayrıca çok da arkadaş canlısı.)

B

1bevor (-meden önce)Bevor du gehst, wasch bitte ab. (Gitmeden önce lütfen bulaşıkları yıka.)
2beziehungsweise (veya, daha doğrusu, şöyle ki)Er kommt morgen oder beziehungsweise übermorgen. (Yarın veya daha doğrusu ertesi gün geliyor.)
3bis (kadar, -e kadar, -e dek)Ich warte bis morgen. (Yarına kadar bekliyorum.)
4bloß (yalnızca, sadece)Ich möchte bloß einen Kaffee. (Sadece bir kahve istiyorum.)

C

Almanca’da “C” harfiyle başlayan bir bağlaç yoktur.

D

1da (çünkü, -dığı için)Da ich krank bin, bleibe ich zu Hause. (Hasta olduğum için evde kalıyorum.)
2dabei (buna rağmen, aynı zamanda, o sırada)Er ist müde, dabei muss er noch arbeiten. (Yorgun, buna rağmen hala çalışması gerekiyor.)
Sie las ein Buch, dabei hörte sie Musik. (Kitap okurken aynı zamanda müzik dinliyordu.)
3dadurch (bu sayede, bununla, -erek/-arak)Dadurch, dass sie fleißig lernt, bekommt sie gute Noten. (Çalışkan olduğu için iyi notlar alıyor.)
4dafür (bunun için, karşılığında)Dafür, dass du mir geholfen hast, danke ich dir. (Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.)
5dagegen (buna karşılık, aksine, -e karşı)Ich mag Sommer, dagegen mag sie Winter. (Ben yazı severim, o ise kışı sever.)
6damit (-mesi için, diye, ki)Ich lerne Deutsch, damit ich in Deutschland studieren kann. (Almanya’da okuyabilmek için Almanca öğreniyorum.)
7danach (sonra, ardından)Ich gehe einkaufen und danach koche ich. (Alışverişe gideceğim ve ardından yemek yapacağım.)
8dann (o zaman, sonra, öyleyse)Wenn du fertig bist, dann können wir gehen. (Hazır olduğun zaman gidebiliriz.)
9darauf (üzerine, -mek için, -e dayanarak, bunun üzerine)Ich freue mich darauf, dich zu sehen. (Seni görmek için seviniyorum/mutluyum/Seni görmeyi dört gözle bekliyorum.)
10darum (bu yüzden, bu nedenle)Es ist kalt, darum trage ich einen Mantel. (Soğuk, bu yüzden palto giyiyorum.)
11dass (ki)Ich glaube, dass er recht hat. (Onun haklı olduğunu düşünüyorum.)
12davor (-den önce, öncesinde)Davor habe ich noch nie so etwas gesehen. (Bundan önce hiç böyle bir şey görmemiştim.)
13dazu (buna -ilaveten-, ayrıca, ek olarak)Ich brauche Geld dazu. (Bunu için paraya ihtiyacım var.)
14denn (çünkü)Ich mag ihn nicht, denn er ist unfreundlich. (Onu sevmiyorum çünkü kaba.)
15deshalb (bu yüzden, bu nedenle)Ich bin müde, deshalb gehe ich jetzt schlafen. (Yorgunum, bu yüzden şimdi uyuyacağım.)
16deswegen (bu yüzden, bu nedenle)Ich habe viel gelernt, deswegen habe ich die Prüfung bestanden. (Çok çalıştım, bu yüzden sınavı geçtim.)
17doch (ama, fakat, yine de, halbuki)Ich wollte gehen, doch ich bin geblieben. (Gitmek istedim ama kaldım.)

E

1ehe (-meden önce, önce)Ehe ich gehe, muss ich noch packen. (Gitmeden önce bavulumu toplamalıyım.)
2einerseits … andererseits (bir yandan … öte yandan)Einerseits will ich sparen, andererseits möchte ich reisen. (Bir yandan para biriktirmek istiyorum, öte yandan seyahat etmek istiyorum.)
3entweder … oder (ya … ya da)Entweder du kommst mit, oder du bleibst hier. (Ya benimle gelirsin ya da burada kalırsın.)

F

1falls (eğer, şayet)Falls es regnet, bleiben wir zu Hause. (Yağmur yağarsa evde kalırız.)
2ferner (ayrıca, üstelik, ayrıca da)Wir brauchen Getränke, ferner auch Snacks. (İçeceklere ihtiyacımız var, ayrıca atıştırmalıklara da.)
3folglich (dolayısıyla, sonuç olarak)Er hat viel trainiert, folglich ist er jetzt fit. (Çok antrenman yaptı, dolayısıyla şimdi formda.)

G

1genauso (aynı şekilde, tıpkı … gibi)Sie singt genauso schön wie ihre Mutter. (Annesi gibi güzel şarkı söylüyor.)
2geschweige denn (bırak … -meyi, hele … hiç)Er kann nicht schwimmen, geschweige denn tauchen. (Yüzemiyor, hele dalış hiç yapamaz.)
3gleichwie (nasıl olursa olsun)Gleichwie es kommt, ich bin bereit. (Ne olursa olsun, ben hazırım.)

H

Almanca’da “H” harfiyle başlayan bir bağlaç yoktur.

I

1immerhin (en azından, hiç değilse)Immerhin hat er es versucht. (En azından denedi.)
2indem (-erek/-arak, -erken/-arken)Indem du übst, wirst du besser. (Pratik yaparak daha iyi olacaksın.)
indes (oysa, halbuki, ancak)Er wollte kommen, indes hat er keine Zeit. (Gelmek istedi, ancak vakti yok.)
3indessen (bu arada, o esnada)Ich koche, indessen kannst du den Tisch decken. (Ben yemek yapıyorum, bu arada sen masayı hazırlayabilirsin.)
4insofern (bu bakımdan, -dığı ölçüde)Insofern stimme ich dir zu. (Bu bakımdan sana katılıyorum.)
5insoweit (bu ölçüde, o kadar ki)Insoweit kann ich Ihnen zustimmen. (Bu ölçüde size katılabilirim.)
Insoweit ich weiß, ist das richtig. (Bildiğim kadarıyla bu doğru.)
6inzwischen (bu arada, o zamandan beri)Ich habe inzwischen meine Meinung geändert. (Bu arada fikrimi değiştirdim.)

J

1je … desto (ne kadar … o kadar)Je mehr du übst, desto besser wirst du. (Ne kadar çok pratik yaparsan, o kadar iyi olursun.)
2je … umso (ne kadar … o kadar)Je länger ich warte, umso ungeduldiger werde ich. (Ne kadar beklersem o kadar sabırsızlanıyorum.)
3jedoch (ancak, fakat, yine de)Das Auto ist alt, jedoch fährt es noch gut. (Araba eski, ancak hala iyi çalışıyor.)

K

1kaum dass (-r -mez, hemen, olur olmaz)Kaum dass er angekommen war, klingelte das Telefon. (Varır varmaz telefon çaldı.)

L

Almanca’da “L” harfiyle başlayan bir bağlaç yoktur.

M

Almanca’da “M” harfiyle başlayan bir bağlaç yoktur.

N

1nachdem (-dıktan sonra)Nachdem ich gegessen habe, gehe ich schlafen. (Yemek yedikten sonra uyuyacağım.)
Not: Genelde Plusquamperfekt zaman ile kullanılıyor.
2nämlich (çünkü, şöyle ki)Ich kann nicht kommen, ich bin nämlich krank. (Gelemem, çünkü hastayım.)
Not: “nämlich” genellikle açıklama yapmak için kullanılır ve tam olarak bir bağlaç değildir.

O

1ob (olup olmadığı, -ip -mediği, mi)Ich weiß nicht, ob er kommt. (Gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.)
2obgleich (-e rağmen, -sa da/se de)Obgleich er müde war, arbeitete er weiter. (Yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam etti.)
3obschon (-e rağmen, -sa da/se de)Obschon es regnete, gingen wir spazieren. (Yağmur yağmasına rağmen yürüyüşe çıktık.)
4obwohl (-e rağmen, -sa da/se de)Obwohl ich früh aufgestanden bin, bin ich müde. (Erken kalkmama rağmen yorgunum.)
5obzwar (-e rağmen, -sa da/se de)Obzwar sie wenig Zeit hatte, hat sie uns geholfen. (Az zamanı olmasına rağmen bize yardım etti.)
6oder (veya, ya da)Möchtest du Tee oder Kaffee? (Çay mı, kahve mi istersin?)
7ohne … zu + Infinitiv (-meden, -maksızın)Sie ging, ohne … zu verabschieden. (Veda etmeden gitti.)
8ohne dass (-meden, -meksizin)Er ging, ohne dass ich es bemerkte. (Ben fark etmeden gitti.)

P

Almanca’da “L” harfiyle başlayan bir bağlaç yoktur.

Q

Almanca’da “Q” harfiyle başlayan bir bağlaç yoktur.

R

1respektive (sırasıyla, veya, daha doğrusu)Die Gewinner sind Peter, Paul und Mary, respektive. (Kazananlar sırasıyla Peter, Paul ve Mary’dir.)

S

1schließlich (sonunda, nihayet)Schließlich hat er es geschafft. (Sonunda başardı.)
2seit (-den beri, -den bu yana)Ich wohne seit drei Jahren in Berlin. (Üç yıldır Berlin’de yaşıyorum.)
3seitdem (o zamandan beri)Seitdem ich ihn kenne, bin ich glücklich. (Onu tanıdığımdan beri mutluyum.)
4so (böylece, bu yüzden, o kadar)Mach das Fenster zu, so wird es wärmer. (Pencereyi kapat, böylece daha sıcak olur.)
5sobald (olur olmaz, -r -mez)Sobald ich Zeit habe, rufe ich dich an. (Zamanım olur olmaz seni ararım.)
6sodass (öyle ki, o kadar ki, -ecek şekilde)Er sprach so leise, sodass ihn niemand hören konnte. (Öyle sessiz konuştu ki kimse onu duyamadı.)
7sofern (şayet, eğer)Sofern es nicht regnet, gehen wir spazieren. (Yağmur yağmazsa yürüyüşe çıkarız.)
8solange (-dığı sürece, sürece)Solange du lebst, gibt es Hoffnung. (Yaşadığın sürece umut vardır.)
9sondern (ama, fakat, aksine, bilakis)Er ist nicht dumm, sondern faul. (Aptal değil, tembel.)
10sonst (yoksa, aksi halde)Beeil dich, sonst verpassen wir den Zug. (Acele et, yoksa treni kaçıracağız.)
11sooft (ne zaman istersen, her zaman, -dığı zaman)Ruf mich sooft an, wie du brauchst. (İhtiyacın olduğunda ne zaman istersen ara.)
Sooft ich ihn sehe, freue ich mich. (Onu her gördüğümde sevinirim.)
12sosehr (ne kadar … -se de)Sosehr ich es auch versuche, ich kann es nicht verstehen. (Ne kadar denesem de anlayamıyorum.)
13soviel (o kadar, o kadar çok, bildiğim kadarıyla)Soviel ich weiß, kommt er morgen. (Bildiğim kadarıyla yarın geliyor.)
14soweit (o kadar, o derece, bildiğim kadarıyla)Soweit ich weiß, ist alles in Ordnung. (Bildiğim kadarıyla her şey yolunda.)
15sowenig (o kadar az, çok az)Ich schlafe sowenig wie möglich. (Mümkün olduğunca az uyuyorum.)
16sowie (ve de, hem de, yanı sıra)Ich liebe Kaffee sowie Tee. (Hem kahveyi hem de çayı severim.)
17sowohl … als auch (hem … hem de)Er spricht sowohl Türkisch als auch Deutsch. (Hem Türkçe hem de Almanca konuşuyor.)
18später (sonra, daha sonra)Wir sehen uns später! (Sonra görüşürüz!)
19statt (yerine)Statt zu arbeiten, spielt er. (Çalışmak yerine oyun oynuyor.)

T

1trotzdem (yine de, buna rağmen)Es ist kalt, trotzdem gehe ich raus. (Soğuk olmasına rağmen dışarı çıkıyorum.)

U

1um … zu + Infinitiv (-mek için)Ich lerne Deutsch, um in Deutschland zu arbeiten. (Almanya’da çalışmak için Almanca öğreniyorum.)
2umso (daha da, o kadar, özellikle)Es ist umso wichtiger, jetzt zu lernen. (Şimdi ders çalışmak daha da önemli.)
3umso … als (özellikle … çünkü)Ich freue mich umso mehr, als ich dich wiedersehe. (Seni tekrar gördüğüm için çok seviniyorum.)
4und (ve)Ich mag Hunde und Katzen. (Köpekleri ve kedileri severim.)
5ungeachtet (-e rağmen, -e bakılmaksızın)Ungeachtet der Schwierigkeiten hat er es geschafft. (Zorluklara rağmen başardı.)

V

1zuvor (-den önce, öncesinde)Ich muss noch einkaufen, zuvor rufe ich dich an. (Alışveriş yapmalıyım, öncesinde seni arayacağım.)

W

1während (sırasında, -iken)Während ich arbeite, höre ich Musik. (Çalışırken müzik dinlerim.)
2währenddem (-iken, esnasında)Währenddem er schlief, las ich ein Buch. (O uyurken ben kitap okudum.)
Not: währenddem, während ile aynı anlama gelir ve daha çok güney Almanya’da kullanılır.
3währenddessen (bu arada, bu esnada)Ich koche Abendessen, währenddessen kannst du den Tisch decken. (Akşam yemeği hazırlıyorum, bu arada sen masayı kurabilirsin.)
4wann (ne zaman)Wann kommst du? (Ne zaman geliyorsun?)
5weder … noch (ne … ne de)Ich mag weder Kaffee noch Tee. (Ne kahve ne de çay severim.)
6weil (çünkü)Ich bin müde, weil ich schlecht geschlafen habe. (Kötü uyuduğum için yorgunum.)
7wenn (eğer, -sa/-se)Wenn du willst, können wir ins Kino gehen. (İstersen sinemaya gidebiliriz.)
8wenn auch (-se bile, olsa da)Wenn auch das Wetter schlecht ist, gehen wir spazieren. (Hava kötü olsa da yürüyüşe çıkacağız.)
9wenn nicht (eğer değilse, yoksa)Du musst lernen, wenn nicht, wirst du die Prüfung nicht bestehen. (Çalışmalısın, yoksa sınavı geçemezsin.)
10wenngleich (-e rağmen, -sa da/ -se de)Wenngleich es schwierig ist, werde ich es versuchen. (Zor olsa da deneyeceğim.)
11wennschon (madem, madem ki)Wennschon wir hier sind, können wir auch essen gehen. (Madem buradayız, yemek yemeye de gidebiliriz.)
12wie (nasıl, gibi, kadar)Er ist so groß wie sein Vater. (Babası kadar uzun.)
13wieweit (ne kadar, ne ölçüde)Wieweit bist du mit deiner Arbeit? (İşin ne kadar ilerledi?)
14wiewohl (-e rağmen, -sa da/ -se de)Wiewohl er jung ist, ist er sehr erfahren. (Genç olmasına rağmen çok deneyimli.)
15wo (nerede)Wo wohnst du? (Nerede oturuyorsun?)
16wohingegen (oysa, buna karşılık, halbuki)Er mag Fußball, wohingegen ich Basketball mag. (O futbolu sever, oysa ben basketbolu severim.)

Z

1zu + Infinitiv (-mek için, -ecek kadar)Ich bin zu müde, um fernzusehen. (Televizyon izleyemeyecek kadar yorgunum.)
2zudem (ayrıca, üstelik, ayrıca da)Er ist nett, zudem ist er hilfsbereit. (Nazik, üstelik yardımsever.)
3zumal (özellikle, hele ki, üstelik)Wir sollten gehen, zumal es spät ist. (Geç olduğu için gitmeliyiz.)
4zwar … aber (gerçi … ama)Ich bin zwar müde, aber ich muss noch arbeiten. (Yorgunum ama hala çalışmalıyım.)

İlginizi çekecek diğer konu:


Daha fazla Almanca kelime ve bağlam için Almanca-Türkçe Sözlük sayfasını ziyaret edebilirsiniz.


Almanca öğrenmek ABC kadar kolay! 🇩🇪 ❤️ 🇹🇷

AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, kelime listeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!

Hemen takip et, değişimi fark et!

Yorumlar:

  1. emeğinize sağlık keçi sütlü maraş dondurması kadar güzel olmuş

  2. Merhaba hugu,

    Değerli yorumunuz ve güzel sözleriniz için çok teşekkür ederiz.

    İçeriklerimizin faydalı olması ve beğenilmesi, bizleri daha iyisini yapmak için motive ediyor. Almanca öğrenme yolculuğunuzda başarılar dileriz.

    Saygılarımızla,
    AlmancaABC Ekibi

Yorum Yap