Almanca Akkusativ Alan Fiiller Listesi (Verben mit Akkusativ +180 Kelime, Örnek Cümleler, PDF)

Bu sayfa yalnızca Akkusativ (ismin -i hali) alan fiiller içindir. Fiilden sonra Kimi? (Wen?) veya Neyi? (Was?) sorularına net bir cevap geliyorsa, fiil Akkusativ nesne ister.

Örnek:

  • Ich sehe den Mann. (Adamı görüyorum.)
  • Ich sehe der Mann. (Yanlış – derden olmalı)
  • Ich habe einen Hund. (Bir köpeğim var.)
  • Wir kaufen ein Auto. (Bir araba satın alıyoruz.) Açıklama: Burada Auto’nun Artikeli das’tır. Das olduğu için Akkusativ’de belirli artikel ve belirsiz artikelde artikel değilmezdi. Ayrıntılar için Akkusativ konu anlatımına bakınız.

Akkusativ’de artikel değişimi: der→den, diedie, das→das, die (plural)→die.

Akkusativ alan fiillerin temel kuralları, artikel değişimleri ve praktik örneklerle açıklanmış konu anlatım görseli

Popüler Akkusativ Alan Fiiller:

  1. haben – sahip olmak
  2. sehen – görmek, izlemek
  3. lesen – okumak
  4. kaufen – satın almak
  5. machen – yapmak
  6. fragen – sormak
  7. suchen – aramak
  8. trinken – içmek
  9. essen – yemek yemek
  10. brauchen – ihtiyacı olmak
  11. nehmen – almak
  12. anrufen – telefon etmek, aramak
  13. bezahlen – ödemek
  14. verstehen – anlamak
  15. lieben – sevmek
Günlük konuşmada en sık karşılaşılan 15 Akkusativ fiilin örnekleriyle görsel sunumu

Akkusativ Nesne Alan Fiillerin Tam Listesi (Verben mit Akkusativ)

Aşağıdaki tabloda fiilleri, Türkçe anlamlarını ve pratik kullanımını gösteren cümleleri bulabilirsiniz.

Sıra No.Almanca Fiil (Türkçe Anlamı)Almanca Cümle (Türkçe Anlamı)
1abgeben (teslim etmek, vermek)Sie möchte den Kinderwagen abgeben. (O, bebek arabasını teslim etmek istiyor.)
2abholen (teslim almak, gidip almak)Leopold holt Olga ab. (Leopold Olga’yı teslim alıyor/gidip alıyor.)
3absagen (iptal etmek)Ich sage meinen Arzttermin ab. (Doktor randevumu iptal ediyorum.)
4abschließen (kilitlemek)Bitte schließen Sie die Haustür ab. (Lütfen dış kapıyı kilitleyin.)
5abstellen (park etmek, bırakmak)Wo stellst du dein Fahrrad ab? (Bisikletini nereye park ediyorsun/bırakıyorsun?)
6anbraten (kızartmak)Er brät die Zwiebel an. (O, soğanı kızartıyor.)
7angeben (belirtmek, söylemek)Sie können die Uhrzeiten angeben. (Saatleri belirtebilirsiniz/söyleyebilirsiniz.)
8anhalten (durdurmak)Er hält das Taxi an. (O, taksiyi durduruyor.)
9ankreuzen (işaretlemek, çarpılamak)Kreuzen Sie das richtige Wort an. (Doğru kelimeyi işaretleyin/çarpılayın.)
10anmachen (açmak (cihaz))Lukas macht den Fernseher an. (Lukas televizyonu açıyor.)
11anmelden (kaydetmek, bildirmek)Ich melde meinen Urlaub an. (İznimi bildiriyorum/kaydettiriyorum.)
12anrufen (telefon etmek, aramak)Er ruft Samira an. (O, Samira’yı arıyor.)
13anschauen (seyretmek, bakmak)Schauen Sie die Fotos an. (Fotoğraflara bakın/seyredin.)
14ansehen (seyretmek, bakmak)Sehen Sie die Fotos an! (Fotoğraflara bakın/seyredin!)
15anstellen (işe almak, çalıştırmak)Die Firma stellt viele Menschen an. (Firma birçok insanı işe alıyor.)
16antreten (işe/göreve başlamak)Morgen tritt Svenja eine neue Arbeitsstelle an. (Svenja yarın yeni bir işe başlıyor.)
17aufhängen (asmak)Hängen Sie Plakate im Kursraum auf. (Kurs odasına posterler asın.)
18aufmachen (açmak)Wann macht der Supermarkt auf? (Süpermarket ne zaman açılıyor?)
19ausblasen (üfleyerek söndürmek)Großvater bläst die Kerzen aus. (Büyükbaba mumları üfleyerek söndürüyor.)
20ausdrücken (ifade etmek)Er drückt seine Wünsche gerne aus. (O, dileklerini memnuniyetle ifade ediyor.)
21ausfüllen (doldurmak (form vb.))Füllen Sie bitte das Formular aus. (Lütfen formu doldurun.)
22ausgeben (para harcamak)Familie Meier gibt viel Geld aus. (Meier ailesi çok para harcıyor.)
23ausmachen (kapatmak (cihaz))Um vier macht er den Computer aus. (Saat dörtte bilgisayarı kapatıyor.)
24auspacken (paketinden çıkarmak)Peter und Tom packen die Kartons aus. (Peter ve Tom kartonları paketinden çıkarıyor.)
25ausräumen (boşaltmak, yerleştirmek)Die Packer räumen die Wohnung aus. (Paketleyiciler daireyi boşaltıyor.)
26austauschen (değiş tokuş etmek)Sie tauschen ihre Adressen aus. (Onlar adreslerini değiş tokuş ediyorlar.)
27auswählen (seçmek)Wählen Sie ein Foto aus. (Bir fotoğraf seçin.)
28auszeichnen (ödüllendirmek, öne çıkarmak)Otto zeichnet viele Fähigkeiten aus. (Otto birçok yeteneği öne çıkarıyor.)
29backen (fırında pişirmek)Du hast drei Kuchen gebacken? (Sen üç kek mi pişirdin?)
30bauen (inşa etmek)Das Unternehmen baut ein neues Gebäude. (Şirket yeni bir bina inşa ediyor.)
31beachten (dikkat etmek, önem vermek)Bitte beachten Sie die Hinweise. (Lütfen talimatlara dikkat edin.)
32beantworten (cevaplamak)Wir beantworten gerne deine Fragen. (Sorularını memnuniyetle cevaplarız.)
33beginnen (başlamak)Sie beginnt eine Arbeit. (O, bir işe başlıyor.)
34begrüßen (selamlamak)Olga begrüßt Frau Wohlfahrt. (Olga, Bayan Wohlfahrt’ı selamlıyor.)
35bekommen (almak, elde etmek)Er bekommt zu wenig Geld zurück. (O, çok az para geri alıyor.)
36benennen (adlandırmak, isimlendirmek)Er benennt seine Körperteile. (O, vücut parçalarını adlandırıyor.)
37benutzen (kullanmak)Magda benutzt Frau Feldmanns Küche. (Magda, Bayan Feldmann’ın mutfağını kullanıyor.)
38beraten (tavsiye vermek, danışmanlık yapmak)Ich berate die Firma beim Kauf von Computern. (Firmaya bilgisayar alımı konusunda danışmanlık yapıyorum.)
39beschreiben (tarif etmek, betimlemek)Beschreiben Sie die Gegenstände. (Eşyaları tarif edin.)
40besichtigen (gezmek, ziyaret etmek (turistik))Wir besichtigen heute Berlin. (Bugün Berlin’i geziyoruz.)
41bestellen (sipariş vermek)Ich habe eine Pizza bestellt. (Bir pizza sipariş ettim.)
42besuchen (ziyaret etmek)Sie besucht ihren Vater. (O, babasını ziyaret ediyor.)
43betreuen (bakmak, ilgilenmek)Seine Frau betreut zu Hause eine Kindergruppe. (Karısı evde bir çocuk grubuna bakıyor.)
44bezahlen (ödemek)Ich bezahle nicht viel Miete. (Çok kira ödemiyorum.)
45bieten (sunmak, teklif etmek)Wir bieten einen interessanten Arbeitsplatz. (İlginç bir iş yeri sunuyoruz.)
46bilden (oluşturmak, kurmak)Die meisten Verben bilden das Perfekt mit ge-. (Çoğu fiil Perfekt’i ge- ile oluşturur.)
47brauchen (ihtiyacı olmak, ihtiyaç duymak)Wir brauchen einen Kühlschrank. (Buzdolabına ihtiyacımız var.)
48buchen (rezervasyon yapmak, ayırtmak)Sie buchen eine Reise nach Hamburg. (Onlar Hamburg’a bir seyahat rezervasyonu yapıyor.)
49buchstabieren (hecelemek)Er buchstabiert das Wort. (O, kelimeyi heceliyor.)
50dabeihaben (yanında bulundurmak)Lena hat immer das Handy dabei. (Lena’nın hep telefonu yanında.)
51duzen (sen diye hitap etmek)Ich duze meinen Chef. (Patronuma sen diye hitap ediyorum.)
52einkaufen (alışveriş yapmak)Sie kauft noch Tomaten ein. (O, hala domates alıyor.)
53einladen (davet etmek)Ich lade dich ein. (Seni davet ediyorum.)
54einteilen (paylaştırmak, bölüştürmek)Ich teile meinen Tag frei ein. (Günümü serbestçe paylaştırıyorum.)
55eintragen (kaydetmek, girmek)Bitte tragen Sie Ihren Namen ins Formular ein. (Lütfen adınızı forma kaydedin.)
56empfehlen (tavsiye etmek)Der Arzt empfiehlt Yong-Min Tabletten. (Doktor, Yong-Min tabletlerini tavsiye ediyor.)
57erfinden (icat etmek)Er erfindet eine Zeitmaschine. (O, bir zaman makinesi icat ediyor.)
58erfragen (sormak, öğrenmek)Sie erfragt alle Informationen. (O, tüm bilgileri soruyor/öğreniyor.)
59ergänzen (tamamlamak, eklemek)Ergänzen Sie den Text. (Metni tamamlayın.)
60erklären (açıklamak)Erklären Sie das bitte noch mal. (Lütfen bunu bir kez daha açıklayın.)
61erleben (yaşamak, deneyimlemek)In Berlin erlebt man viel Kultur. (Berlin’de çok kültür yaşanır.)
62eröffnen (açmak (hesap, mağaza vb.))Frau Lipinska eröffnet ein Konto bei der Bank. (Bayan Lipinska bankada bir hesap açıyor.)
63erreichen (ulaşmak, erişmek)Sie erreichen mich am Telefon. (Bana telefondan ulaşabilirsiniz.)
64erzählen (anlatmak)Lukas erzählt eine Geschichte. (Lukas bir hikaye anlatıyor.)
65erziehen (yetiştirmek)Ich erziehe meinen Sohn allein. (Oğlumu yalnız yetiştiriyorum.)
66essen (yemek yemek)Er isst einen Salat. (O, bir salata yiyor.)
67finden (bulmak)Wo finde ich eine Bäckerei? (Nerede bir fırın bulabilirim?)
68fotografieren (fotoğrafını çekmek)Sie fotografieren das Brandenburger Tor. (Onlar Brandenburg Kapısı’nın fotoğrafını çekiyorlar.)
69fragen (sormak)Fragen Sie Ihren Partner. (Partnerinize sorun.)
70füllen (doldurmak)Man füllt die Kartoffeln in die Form. (Patatesler forma doldurulur.)
71geben (vermek)Geben Sie mir bitte noch sechs Eier. (Lütfen bana altı tane daha yumurta verin.)
72genießen (keyfini çıkarmak)Die Katze genießt die Streicheleinheit. (Kedi okşanmanın keyfini çıkarıyor.)
73gießen (dökmek, sulamak)Er gießt die Sahne über das Gemüse. (O, kremayı sebzelerin üzerine döküyor.)
74grillen (ızgara yapmak)Die Männer grillen das Fleisch. (Adamlar eti ızgara yapıyor.)
75haben (sahip olmak)Wir haben noch fünf Tomaten. (Hala beş domatesimiz var.)
76hassen (nefret etmek)Wir hassen den neuen Nachbarn. (Yeni komşudan nefret ediyoruz.)
77heiraten (evlenmek)Sie heiratet ihren Freund. (O, erkek arkadaşıyla evleniyor.)
78hochtragen (yukarı taşımak)Tom trägt die Kartons hoch. (Tom kartonları yukarı taşıyor.)
79holen (almak, getirmek)Ich hole noch 1 Kilo Zwiebeln. (Bir kilo daha soğan alacağım.)
80hören (duymak, dinlemek)Hören Sie den Dialog. (Diyaloğu dinleyin.)
81informieren (bilgilendirmek)Der Prospekt informiert die Touristen über die Stadt. (Broşür, turistleri şehir hakkında bilgilendiriyor.)
82installieren (kurmak, monte etmek)Der Elektriker installiert auf dem Balkon eine Antenne. (Elektrikçi balkona bir anten kuruyor.)
83kaufen (satın almak)Sie kauft ein Bügeleisen. (O, bir ütü satın alıyor.)
84kennen (tanımak, bilmek)Sie kennen jetzt schon viele Verben. (Siz şimdiden birçok fiil tanıyorsunuz.)
85kennenlernen (tanışmak)Lukas lernt viele Leute kennen. (Lukas birçok insanla tanışıyor.)
86kicken (tekmelemek, top oynamak)Sabine wählt den Kurs „Kick die Kilos”. (Sabine “Kiloları Tekmele” kursunu seçiyor.)
87klären (açıklığa kavuşturmak)Klären Sie die Abkürzungen in den Anzeigen. (Reklamlardaki kısaltmaları açıklığa kavuşturun.)
88kochen (yemek pişirmek)Wir kochen eine Suppe. (Biz bir çorba pişiriyoruz.)
89konjugieren (çekmek (fiil))Er konjugiert das Verb fallen. (O, ‘fallen’ fiilini çekiyor.)
90kontrollieren (kontrol etmek)Kontrollieren Sie den Text. (Metni kontrol edin.)
91korrigieren (düzeltmek)Korrigieren Sie immer Ihre Hausaufgaben? (Ev ödevlerinizi her zaman düzeltiyor musunuz?)
92krankschreiben (rapor yazmak (hastalık))Der Arzt schreibt Frau Müller bis Freitag krank. (Doktor, Bayan Müller’e Cuma’ya kadar rapor yazıyor.)
93küssen (öpmek)Er küsst seine Frau. (O, karısını öpüyor.)
94legen (koymak, yerleştirmek)Legen Sie die Apfelscheiben in die Form. (Elma dilimlerini forma koyun.)
95lernen (öğrenmek)Wir lernen viele Wörter. (Biz birçok kelime öğreniyoruz.)
96lesen (okumak)Er liest ein Buch. (O, bir kitap okuyor.)
97lieben (sevmek (aşk))Ich liebe meinen Mann. (Kocamı seviyorum.)
98machen (yapmak)Machen Sie eine Liste. (Bir liste yapın.)
99markieren (işaretlemek)Sie markiert die Verben. (O, fiilleri işaretliyor.)
100mieten (kiralamak)Sie mieten eine 4-Zimmer-Wohnung im Zentrum. (Onlar merkezde 4 odalı bir daire kiralıyorlar.)
101mitbenutzen (birlikte kullanmak)Wir benutzen den Garten mit. (Bahçeyi birlikte kullanıyoruz.)
102mitbringen (beraberinde getirmek)Bringen Sie Rezepte mit. (Tarifleri beraberinizde getirin.)
103mitnehmen (yanına almak, götürmek)Wir nehmen Essen zum Picknick mit. (Piknik için yanımıza yiyecek alıyoruz.)
104möchten (istemek (kibar))Ich möchte eine Tasse Kaffee. (Bir fincan kahve istiyorum.)
105mögen (hoşlanmak, sevmek)Ich mag deine Brille. (Gözlüğünü seviyorum.)
106nachschlagen (bakmak (sözlük vb.))Carlos schlägt alle Wörter im Wörterbuch nach. (Carlos sözlükteki tüm kelimelere bakıyor.)
107nehmen (almak)Er nimmt ein Glas Tee. (O, bir bardak çay alıyor.)
108notieren (not almak)Ich notiere die Wörter. (Kelimeleri not alıyorum.)
109nummerieren (numaralandırmak)Nummerieren Sie die Bilder. (Resimleri numaralandırın.)
110öffnen (açmak)Sie öffnen die Tür. (Onlar kapıyı açıyorlar.)
111ordnen (sıralamak, düzenlemek)Ordnen Sie die Dialoge. (Diyalogları sıralayın.)
112organisieren (organize etmek, düzenlemek)Die Eltern organisieren Spiele. (Ebeveynler oyunlar organize ediyor.)
113packen (paketlemek, toplamak)Magda packt ihre Kartons für den Umzug. (Magda taşınma için kartonlarını paketliyor.)
114parken (park etmek)Ich parke mein Auto immer im Hof. (Arabamı her zaman avluya park ederim.)
115pflegen (bakım yapmak)Ich pflege die Homepage für die Firma. (Firma için web sitesinin bakımını yapıyorum.)
116planen (planlamak)Wir planen ein Essen. (Bir yemek planlıyoruz.)
117putzen (temizlemek)Die Reinigungskraft putzt die Fenster. (Temizlikçi camları temizliyor.)
118rauchen (sigara içmek)Herr Rohrer raucht 3 Schachteln am Tag. (Bay Rohrer günde 3 paket sigara içiyor.)
119reinigen (temizlemek)Bitte reinigen Sie jede Woche den Flur. (Lütfen koridoru her hafta temizleyin.)
120renovieren (yenilemek, restore etmek)Die Familie renoviert die Wohnung. (Aile daireyi yeniliyor.)
121reparieren (tamir etmek)Die Elektriker reparieren die Lampen im Lager. (Elektrikçiler depodaki lambaları tamir ediyor.)
122reservieren (rezervasyon yapmak)Wir reservieren ein Doppelzimmer für uns. (Kendimiz için çift kişilik bir oda rezerve ediyoruz.)
123röntgen (röntgen çekmek)Die Ärztin röntgt Karlas Lunge. (Doktor, Karla’nın akciğerinin röntgenini çekiyor.)
124rufen (seslenmek, çağırmak)Carlos ruft den Krankenwagen. (Carlos ambulansı çağırıyor.)
125sagen (söylemek)Sie sagt ihren Namen. (O, adını söylüyor.)
126sammeln (toplamak, biriktirmek)Sammeln Sie die Verben. (Fiilleri toplayın.)
127sauber halten (temiz tutmak)Bitte halten Sie den Hof sauber. (Lütfen avluyu temiz tutun.)
128schälen (soymak (meyve, sebze))Er schält den Apfel. (O, elmayı soyuyor.)
129schicken (göndermek)Die Ärztin schickt die Frau ins Krankenhaus. (Doktor, kadını hastaneye gönderiyor.)
130schließen (kapatmak)Er schließt das Fenster. (O, pencereyi kapatıyor.)
131schneiden (kesmek)Sie schneidet die Zwiebeln. (O, soğanları kesiyor.)
132schreiben (yazmak)Olga schreibt das Wort ins Heft. (Olga kelimeyi deftere yazıyor.)
133sehen (görmek)Er sieht Samira nur am Wochenende. (O, Samira’yı sadece hafta sonları görüyor.)
134signalisieren (sinyal vermek, göstermek)Diese Wörter signalisieren Vergangenheit. (Bu kelimeler geçmiş zamanı gösteriyor.)
135singen (şarkı söylemek)Wir singen gerne Lieder. (Biz şarkı söylemeyi severiz.)
136sparen (para biriktirmek, tasarruf etmek)Ich spare mein Gehalt. (Maaşımı biriktiriyorum.)
137spielen (oynamak)Wir spielen die Dialoge. (Biz diyalogları oynuyoruz.)
138sprechen (konuşmak)Sprechen Sie das Wort laut. (Kelimeyi yüksek sesle söyleyin.)
139stellen (koymak, sormak (soru))Kim stellt viele Fragen. (Kim birçok soru soruyor.)
140studieren (üniversite okumak)Katharina studiert Russisch. (Katharina, Rus Dili ve Edebiyatı okuyor.)
141suchen (aramak)Ich suche eine Waschmaschine. (Bir çamaşır makinesi arıyorum.)
142tauschen (değiş tokuş etmek, takas etmek)Tauschen Sie die Lernkarten. (Öğrenme kartlarını değiş tokuş edin.)
143testen (test etmek, denemek)Dirk testet Sabines Gesundheit. (Dirk, Sabine’nin sağlığını test ediyor.)
144tragen (taşımak, giymek)Magda trägt die Kartons ins Zimmer. (Magda kartonları odaya taşıyor.)
145treffen (buluşmak, rastlamak)Sie trifft eine Freundin im Café. (O, bir arkadaşıyla kafede buluşuyor.)
146trennen (ayırmak, ayrıştırmak)Wir trennen unseren Müll. (Biz çöplerimizi ayırıyoruz.)
147trinken (içmek)Sie trinkt einen Tee. (O, bir çay içiyor.)
148trocknen (kurutmak)Er trocknet seine Wäsche im Keller. (O, çamaşırlarını bodrumda kurutuyor.)
149üben (pratik yapmak, alıştırma yapmak)Wir üben die Dialoge. (Biz diyalogların pratiğini yapıyoruz.)
150überweisen (havale etmek, transfer etmek)Wir überweisen Ihr Gehalt auf ein Konto. (Maaşınızı bir hesaba havale ediyoruz.)
151unterbrechen (sözünü kesmek, araya girmek)Der Lehrer hat uns unterbrochen. (Öğretmen sözümüzü kesti.)
152unterrichten (ders vermek, öğretmek)Frau Meier unterrichtet Deutsch. (Bayan Meier Almanca dersi veriyor.)
153unterschreiben (imzalamak)Er unterschreibt die Entschuldigung. (O, mazeret belgesini imzalıyor.)
154untersuchen (incelemek, muayene etmek)Der Arzt untersucht den Patienten. (Doktor hastayı muayene ediyor.)
155variieren (değiştirmek, çeşitlendirmek)Der Koch variiert das Menü jede Woche. (Aşçı her hafta menüyü değiştirir.)
156verbinden (bağlamak, birleştirmek)Moment, ich verbinde Sie mit dem Außendienst. (Bir dakika, sizi saha servisine bağlıyorum.)
157verdienen (para kazanmak, hak etmek)Herr Klotz verdient ungefähr 1900 Euro im Monat. (Bay Klotz ayda yaklaşık 1900 Euro kazanıyor.)
158vereinbaren (kararlaştırmak, randevu ayarlamak)Sie vereinbart einen Termin mit der Sekretärin. (O, sekreterle bir randevu ayarlıyor.)
159verkaufen (satmak)Wir verkaufen unseren Kühlschrank. (Buzdolabımızı satıyoruz.)
160vermeiden (kaçınmak, sakınmak)Bitte vermeiden Sie Lärm! (Lütfen gürültüden kaçının!)
161vermieten (kiraya vermek)Frau Feldmann vermietet ein Zimmer. (Bayan Feldmann bir oda kiraya veriyor.)
162verschieben (ertelemek, kaydırmak)Kasimir verschiebt einen Arzttermin. (Kasimir bir doktor randevusunu erteliyor.)
163verstehen (anlamak)Ich verstehe das nicht. (Bunu anlamıyorum.)
164verteilen (dağıtmak)Verteilen Sie Blätter in der Klasse. (Sınıfta kağıtları dağıtın.)
165vorbereiten (hazırlamak)Der Lehrer bereitet das Zimmer vor. (Öğretmen odayı hazırlıyor.)
166vorheizen (önceden ısıtmak)Man muss den Backofen vorheizen. (Fırını önceden ısıtmak gerekir.)
167wählen (seçmek, numarayı çevirmek)Sie haben die Nummer 12 gewählt. (12 numarayı çevirdiniz.)
168waschen (yıkamak)Wir waschen das Obst. (Meyveleri yıkıyoruz.)
169wechseln (değiştirmek)Sie wechselt oft ihren Arbeitsplatz. (O, sık sık iş yerini değiştiriyor.)
170wegbringen (götürmek, ortadan kaldırmak)Carlos bringt die Flaschen weg. (Carlos şişeleri götürüyor.)
171wegnehmen (alıp götürmek, kaldırmak)Dann müssen Sie den Deckel wegnehmen. (O zaman kapağı almanız gerekir.)
172werfen (atmak)Das Kind wirft einen Ball. (Çocuk bir top atıyor.)
173weiterhören (dinlemeye devam etmek)Hören Sie die Geschichte weiter. (Hikayeyi dinlemeye devam edin.)
174weiterlesen (okumaya devam etmek)Lesen Sie den Text weiter. (Metni okumaya devam edin.)
175weiterschreiben (yazmaya devam etmek)Schreiben Sie die Sätze weiter. (Cümleleri yazmaya devam edin.)
176wiederholen (tekrar etmek)Wiederholen Sie das bitte. (Lütfen bunu tekrar edin.)
177wissen (bilmek)Herr Mehlmann weiß den Weg leider nicht. (Bay Mehlmann yolu maalesef bilmiyor.)
178würzen (baharatlamak)Er würzt den Auflauf mit Salz und Pfeffer. (O, güveci tuz ve karabiberle baharatlıyor.)
179zahlen (ödemek)Sie zahlt 200 Euro. (O, 200 Euro ödüyor.)
180zählen (saymak)Sie zählt das Geld. (O, parayı sayıyor.)
181zeichnen (çizmek)Carlos zeichnet ein Bild. (Carlos bir resim çiziyor.)
182zerstören (yok etmek, tahrip etmek)Er hat mein Leben zerstört. (O, hayatımı mahvetti.)
183ziehen (çekmek, taşınmak)Swetlana zieht mit ihrer Familie nach Deutschland. (Swetlana ailesiyle Almanya’ya taşınıyor.)
Akkusativ alan fiillerin konularına göre gruplandırıldığı tematik sınıflandırma görseli

PDF İndir

Almanca Akkusativ Fiiller Listesi PDF İndir

Not: Bu sayfa zaman içinde güncellenmekte olduğundan PDF’de olmayan kelimeler aşağı yazılmıştır:

  1. bauen (inşa etmek)
  2. beginnen (başlamak)
  3. fotografieren (fotoğrafını çekmek)
  4. genießen (keyfini çıkarmak)
  5. hassen (nefret etmek)
  6. lieben (sevmek (aşk))
  7. putzen (temizlemek)
  8. unterbrechen (sözünü kesmek, araya girmek)
  9. vorbereiten (hazırlamak)
  10. werfen (atmak)
  11. zerstören (yok etmek, tahrip etmek)
  12. vergleichen (karşılaştırmak)
  13. vergessen (unutmak)
  14. verlieren (kaybetmek)
  15. verpassen (kaçırmak)

Sık Sorulan Sorular

Almanca Akkusativ Fiiller - Sık Sorulan Sorular (FAQ)

1. Akkusativ ne demek ve neden önemlidir?

Akkusativ (Belirtme Hali), Almanca’da ismin “-i hali” olarak bilinir. Fiilin doğrudan etkilediği nesneyi belirtir. “Kimi? (Wen?)” veya “Neyi? (Was?)” sorularına cevap verir.

Örnek:
– ✅ Ich sehe den Mann. (Adamı görüyorum.)
– ❌ Ich sehe der Mann. (Yanlış kullanım)

2. Hangi fiiller Akkusativ alır?

Akkusativ alan fiiller genellikle eylem fiilleridir. En yaygın olanları:
– haben (sahip olmak)
– sehen (görmek)
– essen (yemek yemek)
– trinken (içmek)
– kaufen (satın almak)
– machen (yapmak)
– lesen (okumak)

3. Artikel değişimleri nasıl olur?

Akkusativ’de artikeller değişir:

| Cinsiyet | Nominativ | Akkusativ |
|———-|———–|———–|
| Eril (der) | der | den |
| Dişil (die) | die | die |
| Nötr (das) | das | das |
| Çoğul (die) | die | die |

Belirsiz artikeller:
– ein → einen
– eine → eine
– ein → ein

4. Akkusativ şahıs zamirleri nasıl değişir?

Akkusativ’de şahıs zamirleri de değişir:

| Nominativ | Akkusativ |
|———–|———–|
| ich | mich |
| du | dich |
| er | ihn |
| sie | sie |
| es | es |
| wir | uns |
| ihr | euch |
| sie/Sie | sie/Sie |

Örnek: Er sieht mich. (O beni görüyor.)


İlginizi çekebilecek diğer konular:

Daha fazla Almanca kelime ve bağlam için Almanca-Türkçe Sözlük sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Almanca öğrenmek ABC kadar kolay! 🇩🇪 ❤️ 🇹🇷

AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, Almanca kelimeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!

Hemen takip et, değişimi fark et!

Yorum Yap