Almanca Meyveler Listesi – das Obst | 38 Kelime

Burada artikeleleri ile birlikte 38 çeşit Almanca meyve isimlerini ve örnek cümleleri bulacaksınız.

Meyvelerden sadece elma (Apfel 🍏), şeftali (Pfirsich 🍑) ve nar (Granatapfelder” artikelini alırken, diğer meyvelerin artikeli diedir.

Almanca: die Frucht, die Früchte (Türkçe çevirisi: meyve, meyveler)
1der Apfel, die Äpfelelma, elmalar
2die Mandel, die Mandelnbadem, bademler
3die Aprikose, die Aprikosenkayısı, kayısılar
4die Banane, die Bananenmuz, muzlar
5die Beere, die Beerendut, dutlar
6die Himbeere, die Himbeerenahududu, ahududular
7die Blaubeere, die BlaubeerenYaban mersini, Yaban mersinleri
8die Johannisbeere, die Johannisbeerenfrenk üzümü, frenk üzümüleri
9die Erdbeere, die Erdbeerençilek, çilekler
10die Blutorange, die Blutorangenkan portakalı, kan portakalları
11die Grapefruit, die Grapefruitsgreyfurt, greyfurtlar
12die Orange, die Orangenportakal, portakallar
13die Mandarine, die Mandarinenmandalina, mandalinalar
14die Kirsche, die Kirschenkiraz, kirazlar
15die Sauerkirsche, die Sauerkirschenvişne, vişneler
16die Feige, die Feigenincir, incirler
17die Stachelbeere, die Stachelbeerenbektaşi üzümü, bektaşi üzümleri
18die Weintraube, die Weintraubenüzüm, üzümler
19die Weintraube ‘Berry Sweet Blue’Üzümü
20die Kiwi, die Kiwiskivi, kiviler
21die Zitrone, die Zitronenlimon, limonlar
22die Limone, die Limonenmisket limonu, misket limonları
23die Litschi, die Litschislişi, lişiler (kral meyvesi)
24die Mango, die Mangosmango, mangolar
25die Melone, die Melonenkavun, kavunlar
26die Wassermelone, die Wassermelonenkarpuz, karpuzlar
27die Nektarine, die Nektarinennektarin, nektarinler
28der Pfirsich, die Pfirsicheşeftali, şeftaliler
29die Papaya, die Papayaspapaya, papayalar
30die Birne, die Birnenarmut, armutlar
31die Quitte, die Quittenayva, ayvalar
32die Ananas, die Ananas(se)ananas, ananaslar
33die Zwetschge, die Zwetschgenerik, erikler (cinsine bağlı olarak)
34die Pflaume, die Pflaumenerik, erikler (genel)
35der Granatapfel, die Granatäpfelnar, narlar
36die Kaktusfeige, die Kaktusfeigendikenli incir, dikenli incirler
37die Sternfrucht, die Sternfrüchteyıldız meyvesi, yıldız meyveleri
38die Kokosnuss, die KokosnüsseHindistan cevizi, Hindistan cevizleri

Linke tıklayarak Almanca Meyveler PDF‘sini indirebilirsiniz.

1. der Apfel, die Äpfel (elma, elmalar)

der Apfel, die Äpfel (elma, elmalar)
  1. Äpfel sind sehr gesund. (Elmalar çok sağlıklıdır.)
  2. Ich esse jeden Tag einen Apfel. (Her gün bir elma yerim.)
  3. In Deutschland gibt es viele Apfelsorten. (Almanya’da birçok elma çeşidi vardır.)

2. die Mandel, die Mandeln (badem, bademler)

die Mandel, die Mandeln (badem, bademler)
  1. Mandel ist gut für das Herz. (Bademler kalp için iyidir.)
  2. Ich esse gerne Mandeln als Snack. (Ara öğün olarak badem yemeyi severim.)
  3. Mandeln werden in der Küche vielseitig verwendet. (Bademler mutfakta çok yönlü olarak kullanılır.)

3. die Aprikose, die Aprikosen (kayısı, kayısılar)

die Aprikose, die Aprikosen (kayısı, kayısılar)
  1. Ich mache Marmelade aus Aprikose. (Kayısıdan reçel yaparım.)
  2. Aprikosen haben eine weiche Haut. (Kayısıların yumuşak bir kabuğu vardır.)
  3. In der Türkei wachsen viele Aprikosen. (Türkiye’de çok fazla kayısı yetişir.)

4. die Banane, die Bananen (muz, muzlar)

die Banane, die Bananen (muz, muzlar)
  1. Die Bananen werden grün geerntet und reifen nach. (Muzlar yeşil olarak hasat edilir ve sonra olgunlaşır.)
  2. Bananen sind in der ganzen Welt beliebt. (Muzlar dünya çapında popülerdir.)
  3. Wir haben immer die Banane zu Hause. (Evde her zaman bir muz bulunur.)

5. die Beere, die Beeren (dut, dutlar)

die Beere, die Beeren (dut, dutlar)
  1. Wir machen aus den Brombeeren Marmelade. (Böğürtlenlerden reçel yapıyoruz.)
  2. Die Heidelbeeren sind sehr gesund. (Yaban mersinleri çok sağlıklıdır.)
  3. Im Sommer sammeln wir oft frische Beere im Wald. (Yazın ormanda sıkça taze dut toplarız.)

6. die Himbeere, die Himbeeren (ahududu, ahududular)

die Himbeere, die Himbeeren (ahududu, ahududular)
  1. Wir essen gerne Himbeeren mit Joghurt. (Yoğurtla birlikte ahududu yemeyi severiz.)
  2. Die Himbeere ist jetzt reif zum Pflücken. (Ahududu şimdi toplamak için olgun.)
  3. Himbeermarmelade ist mein Favorit. (Ahududu reçeli benim favorimdir.)

7. die Blaubeere, die Blaubeeren (Yaban mersini, Yaban mersinleri)

die Blaubeere, die Blaubeeren (Yaban mersini, Yaban mersinleri)
  1. Blaubeeren werden oft in Kuchen verwendet. (Yaban mersinleri sıklıkla keklerde kullanılır.)
  2. Frische Blaubeeren sind im Sommer erhältlich. (Taze yaban mersinleri yaz aylarında bulunur.)
  3. Die Blaubeere ist eine hervorragende Vitaminquelle. (Yaban mersini mükemmel bir vitamin kaynağıdır.)

8. die Johannisbeere, die Johannisbeeren (frenk üzümü, frenk üzümüleri)

die Johannisbeere, n (frenk üzümü_leri)
  1. Die Johannisbeeren sind sauer, aber lecker. (Frenk üzümleri ekşi ama lezzetlidir.)
  2. Frische Johannisbeere ist im Sommer verfügbar. (Taze frenk üzümü yaz aylarında bulunabilir.)
  3. Ich habe Johannisbeersträucher in meinem Garten. (Bahçemde frenk üzümü çalıları var.)

9. die Erdbeere, die Erdbeeren (çilek, çilekler)

Almanca die Erdbeere, die Erdbeeren (Türkçe: Çilek, Çilekler)
  1. Wir pflücken Erdbeeren auf dem Feld. (Tarladan çilek topluyoruz.)
  2. Erdbeermarmelade ist sehr lecker. (Çilek reçeli çok lezzetlidir.)
  3. Erdbeere und Sahne sind eine klassische Kombination. (Çilek ve krema klasik bir kombinasyondur.)

10. die Blutorange, die Blutorangen (kan portakalı, kan portakalı)

Almanca: die Blutorange, die Blutorangen (Türkçe çevirisi: kan portakalı, kan portakalı)
  1. Blutorangen können den Eisentransport im Körper unterstützen. (Kan portakalları vücutta demir taşınmasını destekleyebilir.)
  2. Die Blutorange ist nicht nur lecker, sondern auch gesund. (Kan portakalı sadece lezzetli değil, aynı zamanda sağlıklıdır.)
  3. Blutorangen werden oft in Salaten verwendet, um einen Farbakzent zu setzen. (Salatalarda renk katmak için sıkça kan portakalı kullanılır.)

11. die Grapefruit, die Grapefruits (greyfurt, greyfurtlar)

Almanca die Grapefruit, die Grapefruits (Türkçe çeviri: greyfurt, greyfurtlar)
  1. Eine halbe Grapefruit zum Frühstück kann den Tag erfrischen. (Kahvaltıda yarım greyfurt, güne tazelik katabilir.)
  2. Die Bitterkeit der Grapefruit ist auf die enthaltenen Flavonoide zurückzuführen. (Greyfurtun acılığı, içerdiği flavonoidlerden kaynaklanır.)
  3. In Salaten sorgt die Grapefruit für eine frische Note. (Salatalarda greyfurt, taze bir dokunuş sağlar.)

12. die Orange, die Orangen (portakal, portakallar)

Almanca: die Orange, die Orangen (Türkçe: portakal, portakallar)
  1. Die Orange ist Teil der Familie der Zitrusfrüchte. (Portakal, narenciye ailesinin bir parçasıdır.)
  2. Orangenbäume tragen das ganze Jahr über Früchte. (Portakal ağaçları yıl boyunca meyve verir.)
  3. Zum Frühstück essen viele Menschen gerne Orangen. (Birçok insan kahvaltıda portakal yemeyi sever.)

13. die Mandarine, die Mandarinen (mandalina, mandalinalar)

Almanca: die Mandarine, die Mandarinen (Türkçe çeviri: mandalina, mandalinalar)
  1. Mandarinenbäume sind kleiner als Orangenbäume. (Mandalina ağaçları portakal ağaçlarından daha küçüktür.)
  2. Die Mandarine ist auch unter dem Namen „Tangerine“ bekannt. (Mandalina aynı zamanda “Tangerine” adıyla da bilinir.)
  3. Frische Mandarinen enthalten mehr Vitamine als verarbeitete. (Taze mandalinalar işlenmiş olanlardan daha fazla vitamine sahiptir.)

14. die Kirsche, die Kirschen (kiraz, kirazlar)

Almanca: die Kirsche, die Kirschen (Türkçe çevirisi: kiraz, kirazlar)
  1. Kirschen müssen vor dem Essen entsteint werden. (Yemeden önce kirazların çekirdekleri çıkarılmalıdır.)
  2. Die Kirsche hat eine glatte, glänzende Oberfläche. (Kirazın pürüzsüz, parlak bir yüzeyi vardır.)
  3. Kirschsaft ist ein beliebtes Sommergetränk. (Kiraz suyu popüler bir yaz içeceğidir.)

15. die Sauerkirsche, die Sauerkirschen (vişne, vişneler)

Almanca: die Sauerkirsche, die Sauerkirschen (Türkçe: vişne, vişneler)
  1. Die Sauerkirsche wird aufgrund ihrer Farbe auch als Weichsel bezeichnet. (Vişne, rengi nedeniyle aynı zamanda Weichsel olarak adlandırılır.)
  2. Frische Sauerkirschen sind saftig und aromatisch. (Taze vişneler sulu ve aromatiktir.)
  3. Sauerkirschen enthalten Anthocyane, die gut für die Gesundheit sind. (Vişneler, sağlık için yararlı antosiyaninler içerir.)

16. die Feige, die Feigen (incir, incirler)

Almanca: die Feige, die Feigen (Türkçe: incir, incirler)
  1. Feigen haben eine natürliche Süße, die Zucker ersetzen kann. (İncirlerin doğal tatlılığı şekerin yerini alabilir.)
  2. Frische Feigen haben eine weiche und saftige Konsistenz. (Taze incirler yumuşak ve sulu bir kıvama sahiptir.)
  3. Die Feige wird oft als Symbol der Fruchtbarkeit und Fülle angesehen. (İncir sıklıkla bereket ve bolluğun simgesi olarak görülür.)

17. die Stachelbeere, die Stachelbeeren (bektaşi üzümü)

Almanca:die Stachelbeere, die Stachelbeeren (Türkçe çeviri: bektaşi üzümü)
  1. Im Sommer sind frische Stachelbeeren auf dem Markt erhältlich. (Yazın taze bektaşi üzümleri pazarda bulunabilir.)
  2. Stachelbeeren sind eine gute Ergänzung zu süßen und herzhaften Gerichten. (Bektaşi üzümleri tatlı ve tuzlu yemekler için güzel bir tamamlayıcıdır.)
  3. Junge Stachelbeerpflanzen sind empfindlich gegen Frost. (Genç bektaşi üzümü bitkileri dona karşı hassastır.)

18. die Weintraube, die Weintrauben (üzüm, üzümler)

Almanca: die Weintraube, die Weintrauben (Türkçe çevirisi: üzüm, üzümler)
  1. Weintrauben sollten vor dem Verzehr gründlich gewaschen werden. (Üzümler tüketilmeden önce iyice yıkanmalıdır.)
  2. Kinder lieben es, Weintrauben als Fingerfood zu essen. (Çocuklar, üzümleri parmak yemeği olarak yemeyi severler.)
  3. Die Weintraube spielt auch in der Mythologie eine wichtige Rolle. (Üzüm, mitolojide de önemli bir rol oynar.)

19. die Weintraube ‘Berry Sweet Blue’ Üzümü

Almanca: Die Weintraube 'Berry Sweet Blue'
  1. Im Supermarkt oder auf dem Bauernmarkt sind ‘Berry Sweet Blue’ Trauben eine attraktive Ware. (Süpermarkette veya çiftçi pazarında ‘Berry Sweet Blue’ üzümleri çekici bir üründür.)
  2. Die Schale der ‘Berry Sweet Blue’ Traube ist dünn und zart, wodurch sie leicht zu essen ist. (‘Berry Sweet Blue’ üzümünün kabuğu ince ve naziktir, bu da onları yemeyi kolaylaştırır.)
  3. Diese Weintrauben werden oft in kulinarischen Rezepten verwendet, um eine natürliche Süße zu verleihen. (Bu üzümler sıklıkla yemek tariflerinde doğal tatlılık katmak için kullanılır.)

20. die Kiwi, die Kiwis (kivi, kiviler)

Almanca: die Kiwi, die Kiwis (Türkçe çevirisi: kivi, kiviler)
  1. Das Hinzufügen von Kiwis zu einem Frühstückssmoothie kann Energie für den Tag liefern. (Bir kahvaltı smoothiesine kivi eklemek, güne enerji sağlayabilir.)
  2. Kiwis sind in der Schwangerschaft aufgrund ihres Folsäuregehalts empfehlenswert. (Kiviler, içerdikleri folik asit nedeniyle hamilelikte önerilir.)
  3. Die Kiwi ist auch für ihre antioxidativen Eigenschaften bekannt. (Kivi ayrıca antioksidan özellikleriyle tanınır.)

21. die Zitrone, die Zitronen (limon, limonlar)

Almanca: die Zitrone, die Zitronen (Türkçe çevisi: limon, limonlar)
  1. Die Zitronenschale enthält ätherische Öle, die viele Vorteile haben. (Limon kabuğu, birçok faydası olan esansiyel yağlar içerir.)
  2. Die Zitronensäure kann helfen, Kalkablagerungen zu entfernen. (Limon asidi, kireç birikintilerini çözmeye yardımcı olabilir.)
  3. Zitronen sind ein wesentlicher Bestandteil der mediterranen Küche. (Limonlar, Akdeniz mutfağının temel bir bileşenidir.)

22. die Limone, die Limonen (misket limonu , misket limonları)

Almanca: die Limone, die Limonen (Türkçe çevisi: misket limonu , misket limonları)
  1. Die Limone wird oft mit der Zitrone verwechselt, aber sie sind verschiedene Früchte. (Misket limonu sıkça limon ile karıştırılır, ancak onlar farklı meyvelerdir.)
  2. Limonen sind in der indischen Küche sehr beliebt, besonders in Chutneys. (Misket limonları, özellikle çatnilerde, Hint mutfağında çok popülerdir.)
  3. Das Hinzufügen von Limonensaft zu Wasser kann ein gesundes Erfrischungsgetränk sein. (Misket limon suyunun suya eklenmesi, sağlıklı bir ferahlatıcı içecek olabilir.)

23. die Litschi, die Litschis (lişi, lişiler) [kral meyvesi]

Almanca: die Litschi, die Litschis (Tütkçe çeviri: lişi, lişiler) [kral meyvesi]
  1. Im Sommer sind Litschis auf dem Markt besonders beliebt. (Yazın lişiler pazarda özellikle popülerdir.)
  2. Die Textur des Litschifleisches ist weich und saftig. (Lişi etinin dokusu yumuşak ve sulu olur.)
  3. Litschis werden manchmal in Cocktails für eine tropische Note verwendet. (Lişiler bazen tropikal bir tat katmak için kokteyllerde kullanılır.)

24. die Mango, die Mangos (mango, mangolar)

Almanca: die Mango, die Mangos (Türkçesi: mango, mangolar)
  1. Mangos sind auch eine gute Quelle für Ballaststoffe. (Mangolar aynı zamanda iyi bir lif kaynağıdır.)
  2. Das Schneiden einer Mango erfordert eine bestimmte Technik. (Mangoyu kesmek belirli bir teknik gerektirir.)
  3. Mangochutney ist ein traditioneller Begleiter zu indischen Gerichten. (Mango çatni, Hint yemeklerinin geleneksel bir eşlikçisidir.)

25. die Melone, die Melonen (kavun, kavunlar)

Almanca: die Melone, die Melonen (Türkçe çeviri: kavun, kavunlar)
  1. In einigen Kulturen gilt die Melone als Symbol für Fülle und Fruchtbarkeit. (Bazı kültürlerde kavun bolluk ve bereketin simgesi olarak kabul edilir.)
  2. Melonen sind eine gute Quelle für Vitamin C. (Kavunlar iyi bir C vitamini kaynağıdır.)
  3. Das Aroma von reifen Melonen ist süß und intensiv. (Olgun kavunların aroması tatlı ve yoğundur.)

26. die Wassermelone, die Wassermelonen (karpuz, karpuzlar)

Almanca: die Wassermelone, die Wassermelonen (Türkçe çeviri: karpuz, karpuzlar)
  1. Wassermelonenfelder benötigen viel Sonnenlicht und Wärme, um zu gedeihen. (Karpuz tarlaları, gelişmek için çok fazla güneş ışığına ve sıcağa ihtiyaç duyar.)
  2. Eine reife Wassermelone erklingt hohl, wenn man auf sie klopft. (Olgun bir karpuz, üzerine vurulduğunda boş bir ses çıkarır.)
  3. Wassermelonen sind aufgrund ihres hohen Wassergehalts kalorienarm. (Karpuzlar, yüksek su içeriği nedeniyle düşük kalorilidir.)

27. die Nektarine, die Nektarinen (nektarin, nektarinler)

Almanca: die Nektarine, die Nektarinen (Türkçe çeviri: nektarin, nektarinler)
  1. Man kann Nektarinen in Smoothies für einen Vitamin-Schub verwenden. (Bir vitamin takviyesi için nektarinleri smoothielere ekleyebilirsiniz.)
  2. Nektarinenkerne sollten nicht verzehrt werden, da sie wie bei anderen Steinfrüchten Cyanid enthalten können. (Nektarin çekirdekleri, diğer çekirdekli meyvelerde olduğu gibi siyanür içerebileceğinden tüketilmemelidir.)
  3. Die Nektarine wird oft mit dem Pfirsich verwechselt, hat aber ein eigenes unverwechselbares Aroma. (Nektarin sıklıkla şeftali ile karıştırılır, ancak kendine özgü ayırt edici bir aroması vardır.)

28. der Pfirsich, die Pfirsiche (şeftali, şeftaliler)

Almanca: der Pfirsich, die Pfirsiche (Türkçe çeviri: şeftali, şeftaliler)
  1. Ein Pfirsichbaum kann im Frühling wunderschön blühen. (Bir şeftali ağacı ilkbaharda güzel çiçekler açabilir.)
  2. Das Entfernen des Steins aus dem Pfirsich kann etwas schwierig sein. (Şeftaliden çekirdeğin çıkarılması biraz zor olabilir.)
  3. Pfirsichsaft ist eine süße und erfrischende Alternative zu anderen Fruchtsäften. (Şeftali suyu, diğer meyve sularına göre tatlı ve ferahlatıcı bir alternatiftir.)

29. die Papaya, die Papayas (papaya, papayalar)

Almanca: die Papaya, die Papayas (Türkçe çeviri: papaya, papayalar)
  1. Unreife Papayas werden in einigen Kulturen gekocht und wie Gemüse gegessen. (Olgunlaşmamış papayalar, bazı kültürlerde pişirilip sebze gibi yenir.)
  2. Papayas fördern aufgrund ihres hohen Wassergehalts die Hydratation. (Papayalar, yüksek su içeriği nedeniyle hidrasyonu teşvik eder.)
  3. Die Papaya ist auch für ihre entzündungshemmenden Eigenschaften bekannt. (Papaya, aynı zamanda anti-inflamatuar özellikleriyle bilinir.)

30. die Birne, die Birnen (armut, armutlar)

Almanca: die Birne, die Birnen (Türkçe çeviri: armut, armutlar)
  1. Die Lagerung von Birnen kann deren Reifeprozess beschleunigen. (Armutların saklanması, olgunlaşma süreçlerini hızlandırabilir.)
  2. Birnen werden in der Literatur oft als Zeichen der Verführung dargestellt. (Edebiyatta armutlar, sıklıkla baştan çıkarma işareti olarak betimlenir.)
  3. Die Vielfalt der Birnensorten bietet für jeden Geschmack etwas. (Armut çeşitliliği, her zevke uygun bir şeyler sunar.)

31. die Quitte, die Quitten (ayva, ayvalar)

Almanca: die Quitte, die Quitten (Türkçe çeviri: ayva, ayvalar)
  1. Das Kochen von Quitten bringt ihren natürlichen Zucker hervor. (Ayvaların pişirilmesi, doğal şekerlerini ortaya çıkarır.)
  2. Quittenpaste ist eine traditionelle Beilage zu Käse in vielen Kulturen. (Birçok kültürde, ayva pastası geleneksel bir peynir eşliğidir.)
  3. Die Quitte wurde schon in der Antike als Heilmittel verwendet. (Ayva, antik çağlarda bir şifa kaynağı olarak kullanılmıştır.)

32. die Ananas, die Ananas(se) (ananas, ananaslar)

Almanca: die Ananas, die Ananas(se) (Türkçe çevisi: ananas, ananaslar)
  1. Ananasringe sind eine beliebte Zutat auf Pizzen in einigen Ländern. (Bazı ülkelerde ananas halkaları pizzalarda popüler bir malzemedir.)
  2. Das Schneiden einer Ananas erfordert eine bestimmte Technik. (Bir ananası kesmek belirli bir teknik gerektirir.)
  3. Die Ananas wurde einst als exotische Delikatesse angesehen und war ein Symbol für Gastfreundschaft. (Ananas bir zamanlar egzotik bir lezzet olarak kabul edilmiş ve misafirperverliğin sembolü olmuştur.)

33. die Zwetschge, die Zwetschgen (erik, erikler)

Almanca: die Zwetschge, die Zwetschgen (Türkçe çevisi: erik, erikler)
  1. Getrocknete Zwetschgen, auch bekannt als Pflaumen, sind ein nahrhaftes und praktisches Lebensmittel. (Kurutulmuş erikler, aynı zamanda kuru erik olarak bilinir, besleyici ve pratik bir gıdadır.)
  2. Zwetschgenwein ist eine Spezialität in einigen Regionen und zeichnet sich durch ein einzigartiges Aroma aus. (Erik şarabı, bazı bölgelerde bir özelliğe sahiptir ve benzersiz bir aromaya sahiptir.)
  3. Die Zwetschge hat eine längere Haltbarkeit als andere Pflaumensorten, wenn sie richtig gelagert wird. (Doğru saklandığında, erik diğer erik çeşitlerinden daha uzun ömürlüdür.)

34. die Pflaume, die Pflaumen (erik, erikler)

Almanca: die Pflaume, die Pflaumen (Türkçe çevisi: erik, erikler)
  1. Pflaumen enthalten Antioxidantien, die zur Gesundheit der Haut beitragen können. (Erikler, cilt sağlığına katkıda bulunabilecek antioksidanlar içerir.)
  2. Einige Pflaumensorten werden speziell für die Herstellung von Pflaumenwein angebaut. (Bazı erik çeşitleri, özellikle erik şarabı yapımı için yetiştirilir.)
  3. Pflaumenbäume blühen im Frühling mit wunderschönen weißen Blüten. (Erik ağaçları, ilkbaharda güzel beyaz çiçeklerle çiçek açar.)

35. der Granatapfel, die Granatäpfel (nar, narlar)

Almanca: der Granatapfel, die Granatäpfel (Türkçe çevisi: nar, narlar)
  1. Granatapfelsamen können in Backwaren für einen süßen und knackigen Biss verwendet werden. (Nar taneleri, tatlı ve çıtır bir lokma için fırın ürünlerinde kullanılabilir.)
  2. Der Konsum von Granatäpfeln wird mit einem gesunden Herz-Kreislauf-System in Verbindung gebracht. (Nar tüketimi, sağlıklı bir kalp-damar sistemi ile ilişkilendirilir.)
  3. Granatäpfel spielen in der Mittelmeerdiät eine wichtige Rolle wegen ihrer gesundheitlichen Vorteile. (Narlar, sağlık yararları nedeniyle Akdeniz diyetinde önemli bir rol oynar.)

36. die Kaktusfeige, die Kaktusfeigen (dikenli incir dikenli incirler)

Almanca: die Kaktusfeige, die Kaktusfeigen (Türkçe çeviri: dikenli incir dikenli incirler)
  1. Das Fruchtfleisch der Kaktusfeige hat einen hohen Wassergehalt und ist daher sehr hydratisierend. (Dikenli incirin eti yüksek su içeriğine sahiptir ve bu nedenle çok hidratlayıcıdır.)
  2. Kaktusfeigen werden in der Volksmedizin zur Behandlung verschiedener Beschwerden verwendet. (Dikenli incirler, halk tıbbında çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır.)
  3. Die leuchtenden Farben der Kaktusfeige machen sie auch zu einer attraktiven Dekoration für Speisen. (Dikenli incirin parlak renkleri, onu yemekler için çekici bir süs yapar.)

37. die Sternfrucht, die Sternfrüchte (yıldız meyvesi/leri)

Almanca: die Sternfrucht, die Sternfrüchte (Türkçe çevirisi: yıldız meyvesi/leri)
  1. Sternfrüchte sollten vor dem Verzehr gründlich gewaschen werden. (Yıldız meyveleri tüketilmeden önce iyice yıkanmalıdır.)
  2. Getrocknete Sternfrüchte sind eine köstliche und gesunde Snackoption. (Kurutulmuş yıldız meyveleri, lezzetli ve sağlıklı bir atıştırmalık seçeneğidir.)
  3. Menschen mit Nierenproblemen sollten beim Verzehr von Sternfrüchten Vorsicht walten lassen, da sie Substanzen enthalten können, die für sie problematisch sind. (Böbrek sorunları olan kişiler, onlar için sorunlu olabilecek maddeler içerebileceğinden yıldız meyvesi tüketirken dikkatli olmalıdır.)

38. die Kokosnuss, die Kokosnüsse (Hindistan Cevizi/leri)

Almanca: die Kokosnuss, die Kokosnüsse (Türkçe çeviri: Hindistan Cevizi/leri)
  1. Die Kokosnuss bietet nicht nur essbare Produkte, sondern auch Fasern für Matten und Seile. (Hindistan cevizi sadece yenilebilir ürünler sunmakla kalmaz, aynı zamanda paspaslar ve ipler için lifler de sağlar.)
  2. Kokosnusscreme ist dicker als Kokosmilch und wird für reichhaltigere Gerichte verwendet. (Kokos kreması, kokos sütünden daha yoğundur ve daha zengin yemeklerde kullanılır.)
  3. Junge Kokosnüsse haben mehr Wasser und ein zarteres Fleisch als reife Kokosnüsse. (Genç hindistan cevizlerinin suyu daha fazla ve eti, olgun hindistan cevizlerine göre daha yumuşaktır.)

Meyveler (Obst) ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Almanca: der Obstsalat, die Obstsalate (Türkçe çevisi: meyve salatası)

Almanca’da “meyve” kelimesi nasıl denir?

Almanca’da “meyve” kelimesi “die Frucht” (tekil) ve “die Früchte” (çoğul) olarak ifade edilir. Ancak, günlük konuşmalarda genellikle “das Obst” kelimesi meyveler için kullanılır.

Almanca meyve isimlerinde çoğul form nasıl oluşturulur?

Çoğu durumda, çoğul form oluşturmak için kelimenin sonuna “-n” veya “-en” ekleri getirilir. Ancak bu kural her kelime için geçerli değildir ve bazı kelimelerde değişiklik gösterebilir.

“Die Limone” ve “die Zitrone” arasındaki fark nedir?

Her iki kelime de limon türlerini ifade eder ancak “die Limone” genellikle misket limonu (veya yeşil limon) için kullanılırken, “die Zitrone” sarı limonu ifade eder.

İlginizi çekebilir:

Daha fazla Almanca kelime ve bağlam için Almanca-Türkçe Sözlük sayfasını ziyaret edebilirsiniz.


Almanca öğrenmek ABC kadar kolay! 🇩🇪 ❤️ 🇹🇷

AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, kelime listeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!

Hemen takip et, değişimi fark et!

Yorum Yap