Konjunktiv I (Konjunktiv 1) Almanca B2 konuları sonlarında karşımıza çıkar. Konuya girmeden önce, Almancadaki fiillerin üç temel “ruh halini” yani kipini (Modus) bilmemiz gerekir. Bu kipler, bir cümlenin gerçek mi, hayal mi, yoksa bir emir mi olduğunu anlamamızı sağlar:
- Indikativ: Bu, bildiğimiz dümdüz cümledir. Gerçek (real) alemde bir olguyu veya hakikati ifade eder. Bir ihtimal değil, bir gerçeklik bildirir.
- Örneğin: Er fährt morgen nach Berlin. (O yarın Berlin’e gidiyor.)
- Konjunktiv: Gerçek dünyanın dışına çıktığımız, hayalleri, dilekleri, varsayımları ve dolaylı aktarımları ifade ettiğimiz “olasılık kipidir”. Kendi içinde Konjunktiv I ve Konjunktiv II olarak ikiye ayrılır. Dolaylı aktarımlar bu sayfanın konusudur.
- Konjunktiv II (Dilek/Varsayım Kipi): Örneğin: Er würde gern nach Berlin fahren. (O, Berlin’e gitmek isterdi. (Bu bir dilektir, gerçek dışı bir durumdur.)) Bkz: werden fiil çekimleri.
- Konjunktiv I (Dolaylı Anlatım Kipi): Konjunktiv I, bir başkasının sözünü aktardığı için, her zaman “o dedi ki”, “o söylüyor ki” gibi bir giriş cümlesiyle kullanılır.
- Doğrudan Söz: Peter sagt: “Ich fahre nach Berlin.” (Peter diyor ki: “Berlin’e gidiyorum.”)
- Dolaylı Anlatım (Konjunktiv I): Peter sagt, er fahre nach Berlin. Anlamı: Peter, Berlin’e gittiğini söylüyor. (Ben Peter’in sözünü, doğruluğunu onaylamadan, tarafsız bir şekilde aktarıyorum.)
- Imperativ: Emir kipidir. Bir başkasından bir şey yapmasını istediğimizde veya rica ettiğimizde kullanırız.
- Örneğin: Fahr nach Berlin! (Berlin’e git!)
Sözlüklere baktığınızda yularıdaki ifadeler sürekli karşınıza çıkacaktır.
Bu rehberde, bu kiplerden Konjunktiv’in birinci hali (Konjunktiv I) ve onun asıl görevi olan dolaylı anlatım (Indirekte Rede) üzerine odaklanacağız.
Peki, Konjunktiv I tam olarak nedir?
Konjunktiv I, Almancada bir fiilin, konuşmacının başka bir kişinin sözünü, düşüncesini veya iddiasını tarafsız bir şekilde aktardığını gösteren özel bir fiil kipidir (Modus). Temel işlevi, aktarılan ifadenin doğruluğu hakkında sorumluluk almadan, sadece bilginin kaynağının kendisi olmadığını belirtmektir.
Daha basit bir ifadeyle:
Başka birinin söylediğini ifade ediyorsak, yani “o dedi ki” veya “o şöyle dedi” diyorsak, Indirekte Rede (dolaylı anlatım) kullanırız ve bu durumda fiilin Konjunktiv I halini kullanmamız gerekir.
Konjunktiv I’e Giriş
Konjunktiv I, Almancada bir fiilin, konuşmacının başka bir kişinin sözünü, düşüncesini veya iddiasını tarafsız bir şekilde aktardığını gösteren özel bir fiil kipidir (Modus). Temel işlevi, aktarılan ifadenin doğruluğu hakkında sorumluluk almadan, sadece bilginin kaynağının kendisi olmadığını belirtmektir.
Konjunktiv I Nedir? (Dolaylı Anlatım Kipi)
Konjunktiv I, Almancada bir fiilin, konuşmacının başka bir kişinin sözünü, düşüncesini veya iddiasını doğrudan alıntılamadan, dolaylı bir şekilde aktardığını gösteren özel bir fiil kipidir (Modus). Bu nedenle Almancada “Möglichkeitsform” (olasılık kipi) olarak da anılır ve en temel işlevi dolaylı anlatımdır (indirekte Rede).
- Doğrudan Anlatım: Der Präsident sagt: “Ich werde die Steuern senken.” (Başkan diyor ki: “Vergileri düşüreceğim.”)
- Dolaylı Anlatım (Konjunktiv I ile): Die Zeitung schreibt, der Präsident werde die Steuern senken. (Gazete, başkanın vergileri düşüreceğini yazıyor.)
Konjunktiv I ve Konjunktiv II Arasındaki Temel Fark Nedir?
Bu iki kip arasındaki fark zamanla ilgili değildir; ikisi de tamamen farklı amaçlara hizmet eder.
Anlamsal Fark: Tarafsız Aktarım vs. Gerçekdışılık
- Konjunktiv I (Tarafsız Aktarım): Temel görevi, bir başkasının sözünü tarafsızca ve objektif bir şekilde aktarmaktır. Aktarılan bilginin doğruluğu hakkında bir yorum yapmazsınız, sadece “o böyle dedi” dersiniz. Örnek: Er sagt, er sei krank. (Hasta olduğunu söylüyor. – Bu onun iddiası, ben sadece aktarıyorum, benim görüşüm değil.)
- Konjunktiv II (Gerçekdışılık / Hayal): Görevi, gerçek olmayan, hayali, varsayımsal veya arzu edilen durumları anlatmaktır. Örnek: Wenn er nicht krank wäre, würde er kommen. (Eğer hasta olmasaydı, gelirdi. – Ama gerçekte hasta ve gel(e)miyor.)
Yapısal Fark: Präsens Kökü vs. Präteritum Kökü

İki kipin fiil çekimleri de farklı köklerden türetilir:
- Konjunktiv I: Fiilin Präsens (şimdiki zaman) kökünden oluşturulur ve fiil kökündeki sesli harfte değişiklik (Umlaut) olmaz. Örnek (‘kommen’ fiili): er komme (kök: komm-)
- Konjunktiv II: Fiilin Präteritum (di’li geçmiş zaman) kökünden oluşturulur ve bu sırada genellikle kökteki sesli harf incelir (Umlaut alır). Örnek (‘kommen’ fiili): er käme (Präteritum kökü: kam → käm-)
Konjunktiv I Neden Önemli? (Haber ve Raporlama Dili)
Konjunktiv I, günlük konuşma dilinde nadiren kullanılır. Asıl gücünü ve kullanım alanını resmi metinlerde gösterir. Gazete haberleri, televizyon bültenleri, polis raporları ve akademik makaleler gibi kaynaklarda, aktarılan bilgiyle araya bir mesafe (Distanz) ve tarafsızlık (Neutralität) koymak için kullanılır. Bu, haberi yapan kurumun, aktardığı ifadenin sorumluluğunu üstlenmediğini, sadece kaynağın ne söylediğini belirttiğini gösterir.
Türkçe “-mış/-miş” Eki ile Benzerliği ve Kritik Farkları
Türkçe konuşanlar için Konjunktiv I’in mantığını anlamada, duyulan geçmiş zaman eki olan -mış/-miş iyi bir başlangıç noktasıdır. “Ali gelmiş” dediğimizde, Ali’nin geldiğini gözümüzle görmediğimizi, bir başkasından duyduğumuzu ima ederiz.
Ancak arada çok önemli bir fark vardır: Türkçedeki -mış/-miş eki, bağlama göre bir şüphe veya söylenti anlamı taşıyabilir. Oysa Almanca Konjunktiv I’in temel işlevi şüphe belirtmek değil, tarafsız ve objektif bir aktarım yapmaktır. Almancada bir iddiaya dair şüphe belirtilmek istendiğinde Konjunktiv II bile kullanılabilir, bu da Konjunktiv I’in ne kadar nötr bir kip olduğunu gösterir.
Konjunktiv I Nasıl Oluşturulur? (Şimdiki Zaman Çekimi)
Konjunktiv I’in oluşturulması, belirli ve tutarlı bir kurala dayanır. Konjunktiv II’nin aksine, fiil kökünde genellikle bir sesli harf değişimi (Umlaut) olmaz, bu da işimizi oldukça kolaylaştırır.
Temel Kural: Fiil Kökü + Özel Konjunktiv Ekleri
Konjunktiv I formunu oluşturmak için, fiilin mastar (infinitiv) halinden -en ekini atarak elde ettiğimiz şimdiki zaman köküne (Präsensstamm), aşağıdaki özel Konjunktiv eklerini getiririz:
| Şahıs | Konjunktiv I Eki | Örnek: gehen (kök: geh) |
|---|---|---|
| ich | -e | gehe |
| du | -est | gehest |
| er/sie/es | -e | gehe |
| wir | -en | gehen |
| ihr | -et | gehet |
| sie/Sie | -en | gehen |
Bu kural, fiilin türü (zayıf, kuvvetli veya karışık) ne olursa olsun geçerlidir.
En Önemli İstisna: ‘sein’ Fiilinin Özel Çekimi

Konjunktiv I çekimindeki en önemli ve en sık karşılaşılan istisna sein (olmak) fiilidir. Bu fiilin çekimi tamamen düzensizdir ve standart kurallara uymaz. Dolaylı anlatımda en çok kullanılan fiil olduğu için bu çekimin ezberlenmesi zorunludur.
- ich sei
- du sei(e)st
- er/sie/es sei
- wir seien
- ihr sei(e)t
- sie/Sie seien
Yardımcı Fiillerin (‘haben’, ‘werden’) ve Modal Fiillerin Çekimi
Diğer yardımcı fiiller (haben, werden) ve tüm modal fiiller (können, müssen vb.) temel çekim kuralına uyarlar. Bu fiiller, birleşik zamanları ve niyetleri aktarmada kilit rol oynadıkları için çekimlerini bilmek çok önemlidir.
Detaylı Konjunktiv I Çekim Tabloları
Aşağıdaki tabloda, en sık kullanılan bu özel fiillerin Konjunktiv I çekimlerini bir arada bulabilirsiniz:
| Şahıs | sein | haben | werden | können | müssen |
|---|---|---|---|---|---|
| ich | sei | habe | werde | könne | müsse |
| du | sei(e)st | habest | werdest | könnest | müssest |
| er/sie/es | sei | habe | werde | könne | müsse |
| wir | seien | haben | werden | können | müssen |
| ihr | seiet | habet | werdet | könnet | müsset |
| sie/Sie | seien | haben | werden | können | müssen |
Yerine Geçme Kuralı (Ersatzregel): Konjunktiv I Belirsiz Olduğunda Ne Yapılır?
Bir önceki bölümde Konjunktiv I’in nasıl oluşturulduğunu öğrendik. Ancak bazen bir sorunla karşılaşırız: Oluşturduğumuz Konjunktiv I formu, fiilin normal, günlük hayatta kullandığımız Indikativ (bildirme kipi) formuyla birebir aynı olur.
Konjunktiv I’in temel amacı neydi? Başkasının sözünü aktardığımızı belli eden özel bir “sinyal” vermekti. Eğer bu sinyal, normal bir cümleden farksız görünüyorsa, o zaman işlevini yitirir ve anlam belirsizleşir. İşte Almanca bu belirsizliği ortadan kaldırmak için “Yerine Geçme Kuralı” (Ersatzregel) adında mantıklı bir çözüm sistemi geliştirmiştir.
Problem: Konjunktiv I ve Indikativ Formları Aynı Olduğunda
- Bu sorunu somut bir örnekle görelim: Doğrudan Cümle: İki arkadaş diyor ki: “Wir gehen heute ins Kino.” (Biz bugün sinemaya gidiyoruz.)
- Bu cümleyi dolaylı anlatıma çevirmek için Konjunktiv I kullanmayı deneyelim: Dolaylı Anlatım (Başarısız Deneme): Sie sagen, sie gehen heute ins Kino.
Gördüğünüz gibi, gehen fiilinin Konjunktiv I formu (wir gehen), Indikativ formuyla (wir gehen) tamamen aynı. Bu cümleyi duyan biri, bizim sadece “Onlar sinemaya gidiyor” dediğimizi mi, yoksa “Onların ‘sinemaya gidiyoruz’ dediğini mi aktardığımızı” anlayamaz. Sinyal kaybolmuştur.
Çözüm 1 (Plan B): Konjunktiv II’ye Geçiş Yapmak
Konjunktiv I sinyali çalışmadığında, Almancanın bir sonraki planı devreye girer: Belirgin bir fark yaratmak için o fiilin Konjunktiv II formunu kullanmak.
Şimdi aynı örneği bu kurala göre düzeltelim:
- Doğrudan Cümle: Sie sagen: “Wir gehen ins Kino.”
- Dolaylı Anlatım (Doğru Form): Sie sagen, sie gingen ins Kino.
Artık gingen (Konjunktiv II) formu, gehen (Indikativ) formundan açıkça farklı olduğu için, cümlenin dolaylı bir anlatım olduğu anında anlaşılır. Problem çözüldü.
Çözüm 2 (Plan C): ‘würde’ Formuna Başvurmak
Peki ya Konjunktiv II formu da bir belirsizlik yaratıyorsa? Bu, özellikle zayıf fiillerde (machen, lachen, spielen vb.) olur, çünkü onların Konjunktiv II formu, geçmiş zaman (Präteritum) formuyla aynıdır.
- Doğrudan Cümle: Die Kinder sagten: “Wir lachten viel.” (Çocuklar dedi ki: “Çok güldük.”)
- Dolaylı Anlatım (Belirsiz Form): Die Kinder sagten, sie lachten viel.
Buradaki lachten, “çok gülerlerdi” anlamında Konjunktiv II mi, yoksa “çok güldüler” anlamında Präteritum mu, yine belirsizdir.
İşte bu gibi durumlarda, en güvenli, en modern ve asla belirsizlik yaratmayan son çaremiz olan würde + Mastar yapısına başvururuz.
- Dolaylı Anlatım (En Net Form): Die Kinder sagten, sie würden viel lachen.
Bu form, cümlenin hem dolaylı anlatım olduğunu hem de geçmiş zaman olmadığını kesin olarak belli eder.
Pratik Akış Şeması: Hangi Formu Seçmeliyim?
Doğru formu seçmek için aşağıdaki 3 adımlık karar sürecini izleyebilirsiniz:
- Adım 1: Konjunktiv I’i Dene
- Fiilin Konjunktiv I formu, normal şimdiki zaman (Indikativ Präsens) formundan farklı mı?
- Evet ise → Konjunktiv I kullan. (Örn: er sagt, er gehe)
- Hayır ise → Adım 2’ye geç. (Örn: sie sagen, sie gehen… olmaz)
- Adım 2: Konjunktiv II’yi Dene
- Fiilin Konjunktiv II formu, geçmiş zaman (Indikativ Präteritum) formundan farklı mı ve kulağa doğal geliyor mu?
- Evet ise → Konjunktiv II kullan. (Örn: sie sagen, sie gingen)
- Hayır ise → Adım 3’e geç. (Örn: sie sagten, sie lachten… belirsiz)
- Adım 3: ‘würde’ Formunu Kullan
- Hiç düşünmeden würde + Mastar yapısını kullan. Bu form her zaman netlik sağlar ve moderndir. (Örn: sie sagten, sie würden lachen)
Dolaylı Anlatımın (Indirekte Rede) İncelikleri
Konjunktiv I’i doğru çekimlemek, denklemin sadece bir parçasıdır. Birinin sözünü dolaylı olarak aktarırken, cümlenin yapısında da bazı önemli değişiklikler yapmamız gerekir. Bu bölümde, dolaylı anlatımın bu pratik inceliklerini adım adım ele alıyoruz.
Cümleye Giriş: Hangi Fiiller Dolaylı Anlatım Başlatır?
Dolaylı anlatım cümleleri neredeyse her zaman, aktarma eylemini bildiren bir ana cümle ile başlar. Bu ana cümlenin fiili genellikle “söylemek”, “bildirmek”, “sormak” gibi bir anlam taşır.
En sık kullanılan giriş fiilleri şunlardır:
- sagen (söylemek)
- antworten (cevaplamak)
- behaupten (iddia etmek)
- berichten (bildirmek, rapor etmek)
- erklären (açıklamak)
- fragen (sormak)
- meinen (düşünmek, kastetmek)
- erzählen (anlatmak)
Örnek: Der Minister antwortete, dass er den Bericht so nicht akzeptieren könne. (Bakan, raporu bu şekilde kabul edemeyeceğini cevapladı.)
Cümle Yapısındaki Değişiklikler
Birinin sözünü aktardığımızda, bakış açısını da değiştirmiş oluruz. Bu nedenle, orijinal cümledeki bazı ifadeleri yeni bakış açısına göre mantıksal olarak uyarlamamız gerekir. Bkz: Almanca Cümle Kurma (TeKaMoLo)
Zamirlerin Değişimi (ich → er/sie)
Birinin “Ben…” diye başlayan cümlesini aktarırken, “O…” dememiz gerekir. Bu nedenle şahıs zamirleri ve iyelik sıfatları mantığa uygun olarak değişir.
- Doğrudan Anlatım: Lina sagt: “Ich gehe heute mit meinem Bruder ins Kino.”
- Dolaylı Anlatım: Lina sagt, sie gehe heute mit ihrem Bruder ins Kino. (Lina, bugün erkek kardeşiyle sinemaya gittiğini söylüyor.)
Zaman ve Yer Zarflarının Değişimi (heute → an jenem Tag)
Eğer aktarım, sözün söylendiği zamandan veya yerden farklı bir zamanda/yerde yapılıyorsa, zaman ve yer bildiren zarfların da değişmesi gerekir.
- heute (bugün) → an jenem Tag (o gün)
- gestern (dün) → am Vortag (bir önceki gün)
- morgen (yarın) → am folgenden Tag (ertesi gün)
- hier (burada) → dort (orada)
- Doğrudan Anlatım: Kai sagte gestern: “Hier ist es heute sehr warm.” (Kai dün dedi ki: “Burada bugün hava çok sıcak.”)
- Dolaylı Anlatım: Kai sagte gestern, dort sei es an jenem Tag sehr warm gewesen. (Kai dün, orada o gün havanın çok sıcak olduğunu söyledi.)
Dolaylı Soru Cümleleri Nasıl Kurulur?
Doğrudan bir soru cümlesini aktarırken, bu soru bir yan cümleye (Nebensatz) dönüşür ve çekimli fiil cümlenin sonuna gider.
Bilgi Soruları (W-Fragen)
Soru kelimesiyle (W-Fragen: Was, Wann, Warum vb.) başlayan sorularda, bu soru kelimesi yan cümlenin bağlacı olur.
- Doğrudan Soru: Otto fragt: “Warum willst du mich nicht heiraten?”
- Dolaylı Soru: Otto fragt, warum sie ihn nicht heiraten wolle. (Otto, onunla neden evlenmek istemediğini soruyor.)
Evet/Hayır Soruları (Ja/Nein-Fragen) ve ‘ob’ Kullanımı
Soru kelimesi olmayan evet/hayır sorularında ise, yan cümleyi başlatmak için ob (“-ıp, -ıpmadığı”) bağlacını kullanırız.
- Doğrudan Soru: Susi fragt: “Darf ich dich küssen?”
- Dolaylı Soru: Susi fragt, ob sie ihn küssen dürfe. (Susi, onu öpüp öpemeyeceğini soruyor.)
İlginizi çekebilir: Indirekte Fragen (Dolaylı Soru Sorma)
Dolaylı Emir ve Rica Cümleleri Nasıl Aktarılır?
Emir cümleleri (Imperativ) dolaylı anlatımda doğrudan aktarılamaz. Bunun yerine, emrin veya ricanın tonuna göre sollen veya mögen modal fiillerini kullanırız.
Emirler için ‘sollen’ Kullanımı

Net bir talep, emir veya güçlü bir tavsiye aktarılırken sollen fiilinin Konjunktiv I hali kullanılır.
- Doğrudan Emir: Der Ehemann fordert: “Beeil dich!” (Acele et!)
- Dolaylı Emir: Er verlangt von ihr, sie solle sich beeilen. (O, karısından acele etmesi gerektiğini istiyor.)
Ricalar için ‘mögen’ Kullanımı

Özellikle resmi ve çok nazik ricaları aktarmak için mögen fiilinin Konjunktiv I hali (möge) kullanılabilir. Bu kullanım daha çok yazı diline özgüdür.
- Doğrudan Rica: Der Bittsteller sagt: “Geben Sie mir bitte eine Chance.” (Lütfen bana bir şans verin.)
- Dolaylı Rica: Er bittet darum, man möge ihm eine Chance geben. (O, kendisine bir şans verilmesini rica ediyor.)
Konjunktiv I’in Farklı Zamanlarda Kullanımı
Dolaylı anlatımda en sık şimdiki zaman kullanılsa da, bazen geçmişte yaşanmış veya gelecekte yaşanacak olayları da aktarmamız gerekir. Konjunktiv I’in zaman kullanımı, ilk bakışta göründüğünden çok daha basittir. Kural şudur: Birleşik zamanlarda (Perfekt, Futur vb.), tüm gramer yükünü yardımcı fiil (haben, sein, werden) taşır. Asıl fiil ise formunu korur.
Geçmiş Zamanı Aktarma (Perfekt)
Almancanın en güzel kolaylıklarından biri burada karşımıza çıkıyor: Dolaylı anlatımda sadece tek bir geçmiş zaman vardır. Orijinal cümlenin Präteritum, Perfekt veya Plusquamperfekt olması fark etmez; aktarım her zaman Konjunktiv I Perfekt ile yapılır.
Kural: haben/sein (Konjunktiv I) + Partizip II
Formül, normal Perfekt yapısıyla neredeyse aynıdır. Tek fark, yardımcı fiil olan haben veya sein‘ın Konjunktiv I formunda çekimlenmesidir.
| Doğrudan Anlatım (Geçmiş Zaman) | Dolaylı Anlatım (Konjunktiv I Perfekt) |
|---|---|
| Er sagte: “Ich ging nach Hause.” (Eve gittim.) | Er sagte, er sei nach Hause gegangen. |
| Sie sagte: “Ich habe das Buch gelesen.” (Kitabı okudum.) | Sie sagte, sie habe das Buch gelesen. |
| Peter rief: “Ich habe meine Schlüssel verloren.” (Anahtarlarımı kaybettim.) | Peter rief, er habe seine Schlüssel verloren. |
İlginizi çekebilir: ‘Haben’ ve ‘Sein’ Fiillerinin Farkı Nedir? (Görselli)
Gelecek Zamanı Aktarma (Futur I)
Gelecekte yapılacak bir eylemi aktarırken de aynı mantık geçerlidir: Sadece yardımcı fiil olan werden‘i Konjunktiv I’e çeviririz.
Kural: werden (Konjunktiv I) + Mastar
| Doğrudan Anlatım (Gelecek Zaman) | Dolaylı Anlatım (Konjunktiv I Futur I) |
|---|---|
| Der Politiker verspricht: “Ich werde die Steuern senken.” (Vergileri düşüreceğim.) | Der Politiker verspricht, er werde die Steuern senken. (Politikacı vergileri düşüreceğini vadediyor.) |
İlginizi çekebilir: Gelecek Zaman (Futur 1)
Pasif (Edilgen) Cümleleri Aktarma
Edilgen cümleleri dolaylı yoldan aktarırken de kural değişmez: Sadece yardımcı fiil Konjunktiv I’e çekimlenir.
- Şimdiki Zaman Pasif:
- Doğrudan: Der Chef sagt: “Der Test wird korrigiert.” (Test düzeltiliyor.)
- Dolaylı: Der Chef sagt, der Test werde korrigiert. (Patron, testin düzeltildiğini söylüyor.)
- Geçmiş Zaman Pasif:
- Doğrudan: Er sagte: “Der Test wurde korrigiert.” (Test düzeltildi.)
- Dolaylı: Er sagte, der Test sei korrigiert worden. (O, testin düzeltilmiş olduğunu söyledi.)
Özet
Konjunktiv I’in tüm gramer yapılarını ve inceliklerini artık öğrendik. Şimdi bu bilgileri, dili gerçek hayatta kullanırken size yol gösterecek pratik ipuçlarına göz atarak pekiştirelim.
Konuşma Dili vs. Yazı Dili: Ne Zaman Kullanmalı, Ne Zaman Kaçınmalı?
Bu, Konjunktiv I ile ilgili en önemli pratik kurallardan biridir:
Konjunktiv I, öncelikle bir yazı dilidir. Günlük konuşma dilinde kullanımı son derece nadirdir ve kulağa çok resmi, mesafeli ve hatta biraz yapay gelebilir. Ana kullanım alanı resmi ve tarafsızlık gerektiren metinlerdir:
- Gazete haberleri ve basın bültenleri
- Akademik makaleler ve resmi raporlar
- Politikacıların veya yetkililerin beyanatları
Peki konuşma dilinde ne kullanılır? Günlük konuşmada bir başkasının sözünü aktarırken, neredeyse her zaman dass bağlacı ile kurulan ve fiilin normal Indikativ kipinde olduğu bir yan cümle tercih edilir.
| Yazı Dili (Konjunktiv I) | Konuşma Dili (dass + Indikativ) | |
| Örnek | Er sagte, er komme später. | Er hat gesagt, dass er später kommt. |
Dolaylı Anlatım Dışındaki Nadir Kullanımlar (Kalıplar ve Dilekler)
Konjunktiv I, ana görevi olan dolaylı anlatımın dışında, dilin içine yerleşmiş bazı özel durumlarda da karşımıza çıkar:
- Kalıplaşmış İfadeler (Feste Wendungen):
- Gott sei Dank! (Tanrı’ya şükür!)
- Hoch lebe der König! (Kral çok yaşa!)
- Talimatlar ve Tarifler (Anweisungen): Özellikle eski ve resmi tariflerde veya kullanım kılavuzlarında kullanılır.
- Man nehme drei Eier und rühre sie schaumig. (Üç yumurta alınır ve köpürene kadar çırpılır.)
- Dilekler (Wünsche): Genellikle mögen fiili ile birlikte kullanılır.
- Möge die Macht mit dir sein. (Güç seninle olsun.)
- Er ruhe in Frieden. (Huzur içinde yatsın.)
Ana Kuralların Tamamı (Özet Tablosu)
İşte Konjunktiv I hakkındaki en önemli bilgileri bir arada görebileceğiniz son bir özet tablosu:
| Kavram/Kural | Açıklama ve Örnek |
|---|---|
| Ana İşlev | Tarafsız dolaylı anlatım (Indirekte Rede). Başkasının sözünü olduğu gibi, yorum katmadan aktarmak. |
| Oluşturma | Präsens kökü + Özel ekler (-e, -est, -e, -en, -et, -en). Kök seste Umlaut olmaz. |
| En Önemli İstisna | sein fiili tamamen düzensizdir ve ezberlenmelidir: Er sagt, er sei krank. |
| Geçmiş Zaman | Tek bir geçmiş zaman formu vardır: haben/sein (Konjunktiv I) + Partizip II. Sie sagte, sie habe das Buch gelesen. |
| Yerine Geçme Kuralı | Konjunktiv I formu Indikativ ile aynıysa, belirsizliği önlemek için yerine Konjunktiv II veya würde + Mastar kullanılır. |
Bu konuyla ilgili daha fazla pratik yapmak veya aklınıza takılanları sormak isterseniz, yorumlarda belirtmekten çekinmeyin! 🙂
Almanca öğrenmek ABC kadar kolay! 🇩🇪 ❤️ 🇹🇷
AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, kelime listeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!
Hemen takip et, değişimi fark et!