liegen

liegt · lag · hat gelegen

Almanca liegen fiili, temel olarak bir kişinin veya nesnenin “yatay (yatar) pozisyonda durması”, “yatması” veya “bulunması” anlamına gelir. legen (yatay koymak) fiilinin aksine, liegen bir hareket değil, mevcut bir durumu (Zustand) bildirir. Bu nedenle, yer yön bildiren edatlarla birlikte kullanıldığında her zaman “Nerede?” (Wo?) sorusuna cevap verir ve Dativ (İsmin -e/-de Hali) gerektirir. Coğrafi konum bildirmek veya “kaynaklanmak” gibi soyut anlamlarda da sıkça kullanılır. liegen, düzensiz (unregelmäßig) bir fiildir ve Perfekt zamanda standart Almancada haben (Güney Almanya, Avusturya ve İsviçre’de ise sıklıkla sein) yardımcı fiilini alır. Sesli harf değişimi gösterir (ie -> a -> e).

Fiilin en yaygın anlamları şunlardır:

  • Yatay Durmak / Yatmak: Bir kişinin yatakta olması veya bir nesnenin (kitap, halı vb.) yatay şekilde durması.
  • Bulunmak / Konumlanmak: Bir şehrin, binanın veya coğrafi yerin nerede olduğu.
  • Kaynaklanmak / Bağlı Olmak: an jemandem/etwas liegen kalıbıyla, bir şeyin sebebini belirtmek.
  • Yetenekli Olmak: jemandem liegen kalıbıyla, bir işin birine uygun olması, o konuda yetenekli olması.

liegen Fiilinin Temel Anlamları

Bu tablo, fiilin ve ilgili olduğu ismin temel anlamlarını özetlemektedir.

🇩🇪 AlmancaTür🇹🇷 Türkçe (Anlamları)
liegenVerb (Fiil)Yatay durmak, yatmak, uzanmak, bulunmak
das LiegenSubstantiv (İsim)Yatma, yatay durma
die LiegeSubstantiv (İsim)Şezlong, sedye

Önemli Kural (Dativ): “liegen” fiili “Nerede?” (Wo?) sorusuna cevap verir. Eylem bir hareket içermediği ve sadece mevcut yatay durumu bildirdiği için, ardından gelen auf, in, an, vor gibi edatlar Dativ alır.
Örnek: Das Buch liegt auf dem Tisch. (Kitap masanın üzerinde (yatay) duruyor.)

Temel Anlamlar İçin Örnek Cümleler

  • Yatay Durmak: Der Teppich liegt auf dem Boden. (Halı yerde (yatay) duruyor.)
  • Yatmak/Uzanmak: Der kranke Mann liegt im Bett. (Hasta adam yatakta yatıyor.)
  • Konumlanmak/Bulunmak: Berlin liegt in Deutschland. (Berlin, Almanya’da bulunur/yer alır.)
  • Yetenekli Olmak: Mathematik liegt mir nicht. (Matematik bana göre değil / o konuda yeteneğim yok.)
  • Kaynaklanmak: Woran liegt das Problem? (Sorun neden kaynaklanıyor?)

liegen Fiilinin Çekimi (Konjugation)

Aşağıda liegen fiilinin farklı kip ve zamanlara göre çekimleri bulunmaktadır. liegen, haben (veya bölgesel olarak sein) yardımcı fiili ile kullanılan düzensiz (unregelmäßig) bir fiildir.

Indikativ (Bildirme Kipi)

Präsens (Şimdiki Zaman)Präteritum (Geçmiş Zaman)Perfekt (Di’li Geçmiş Zaman)
ich liegeich lagich habe gelegen
du liegstdu lagstdu hast gelegen
er/sie/es liegter/sie/es lager/sie/es hat gelegen
wir liegenwir lagenwir haben gelegen
ihr liegtihr lagtihr habt gelegen
sie/Sie liegensie/Sie lagensie/Sie haben gelegen
Plusquamperfekt (Miş’li Geçmiş)Futur I (Gelecek Zaman)Futur II (Gelecek Zaman II)
ich hatte gelegenich werde liegenich werde gelegen haben
du hattest gelegendu wirst liegendu wirst gelegen haben
er/sie/es hatte gelegener/sie/es wird liegener/sie/es wird gelegen haben
wir hatten gelegenwir werden liegenwir werden gelegen haben
ihr hattet gelegenihr werdet liegenihr werdet gelegen haben
sie/Sie hatten gelegensie/Sie werden liegensie/Sie werden gelegen haben

Konjunktiv (Dilek-Şart Kipi)

Konjunktiv IKonjunktiv II
ich liegeich läge
du liegestdu lägest
er/sie/es liegeer/sie/es läge
wir liegenwir lägen
ihr liegetihr läget
sie/Sie liegensie/Sie lägen

Imperativ (Emir Kipi)

KişiÇekim
(du)lieg(e)!
(ihr)liegt!
(Sie)liegen Sie!

liegen ile Kurulan Kalıp İfadeler ve Deyimler

Bu tablo, fiilin diğer kelimelerle birleşerek oluşturduğu çok yaygın ifadeleri ve soyut kullanımları listeler.

🇩🇪 Almanca İfade🇹🇷 Türkçe Anlamı
an jemandem/etwas liegenBirinden/bir şeyden kaynaklanmak, sebebi olmak
jemandem am Herzen liegenBirinin kalbinde olmak, biri için çok önemli olmak
auf der Hand liegenBesbelli olmak, gün gibi ortada olmak
richtig / falsch liegenHaklı olmak / yanılmak, hatalı olmak
etwas liegen lassenBir şeyi bir yerde unutmak, bırakmak (veya: işi sermek)
jemanden links liegen lassenBirini görmezden gelmek, hiç ilgilenmemek
im Trend liegenModa olmak, trend olmak
in der Luft liegenHavada (bir gerginlik vb.) olmak, olmak üzere olmak
vor Anker liegen(Gemi için) Demir atmış olmak, demirli olmak

Kalıp İfadeler İçin Örnek Cümleler

  • Es liegt nicht an dir, es liegt an mir. (Sorun senden kaynaklanmıyor, benden kaynaklanıyor. / Sorun sende değil, bende.)
  • Dieses Projekt liegt mir sehr am Herzen. (Bu proje benim için çok önemli/değerli.)
  • Die Lösung des Problems liegt auf der Hand. (Sorunun çözümü gün gibi ortada.)
  • Mit deiner Vermutung hast du völlig falsch gelegen. (Tahmininde tamamen haksızdın/yanıldın.)
  • Ich habe meinen Regenschirm im Bus liegen lassen. (Şemsiyemi otobüste unuttum.)
  • Er war böse auf mich und hat mich den ganzen Abend links liegen lassen. (Bana kızgındı ve bütün akşam beni görmezden geldi.)
  • Nachhaltige Kleidung liegt momentan total im Trend. (Sürdürülebilir kıyafetler şu an çok moda.)
  • Die Spannung vor dem Spiel lag spürbar in der Luft. (Maç öncesi gerginlik hissedilir şekilde havadaydı.)

Daha fazla Almanca kelime ve bağlam için Almanca-Türkçe Sözlük sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Almanca öğrenmek ABC kadar kolay! 🇩🇪 ❤️ 🇹🇷

AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, kelime listeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!

Hemen takip et, değişimi fark et!

Yorum Yap