K harfi ile başlayan Almanca kelimeler listemiz, Almanca öğrenme sürecinizde düzenli ve etkili bir şekilde ilerlemenizi sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Her kelime, anlamı, tekil-çoğul halleri ve doğru artikelleri (der, die, das) ile birlikte sunulmuş; örnek cümlelerle kelimelerin hem anlamını hem de bağlam içindeki doğru kullanımını kolayca kavrayabilmeniz hedeflenmiştir.
Örneğin, die Kartoffel (patates) kelimesinin çoğulu die Kartoffeln şeklindedir. Bu bölümde yiyecek ve içecekler (Kaffee, Käse, Kartoffel, Kuchen), ev ve günlük yaşam (Küche, Kühlschrank, Kugelschreiber, Kultur), sağlık ve mekânlar (Krank, Krankenhaus, Klinik), insanlar ve ilişkiler (Kind, Kunde, Kollege), zaman ve mekân (Kalender, Kino, Konzert), nitelikler (klar, klein, klug, kurz) ve fiiller (kaufen, kennen, kommen, kümmern, küssen) gibi K harfiyle başlayan temel kelimeler örnek cümleleriyle bir araya getirilmiştir.
| Sıra No. | Almanca Kelime ve Anlamı | Almanca Cümle (Türkçe Anlamı) |
|---|---|---|
| 1 | der Kaffee, die Kaffees (kahve) | Zum Frühstück trinke ich immer Kaffee. (Kahvaltıda her zaman kahve içerim.) |
| 2 | der Kaiser, die Kaiser (imparator) | Napoleon war ein berühmter Kaiser. (Napolyon ünlü bir imparatordu.) |
| 3 | kalt, kälter, am kältesten (soğuk) | Im Winter ist es kalt. (Kışın hava soğuktur.) |
| 4 | kämpfen, kämpft, kämpfte, hat gekämpft (savaşmak, mücadele etmek) | Die Mannschaft kämpft um den Sieg. (Takım zafer için savaşıyor.) |
| 5 | kaputt (bozuk, kırık) | Mein Handy ist kaputt. (Cep telefonum bozuk.) |
| 6 | die Karte, die Karten (kart; bilet; menü; harita) | 1. Hier ist die Speisekarte. (İşte menü.) 2. Ich brauche eine Fahrkarte nach Berlin. (Berlin’e bir bilete ihtiyacım var.) |
| 7 | die Kartoffel, die Kartoffeln (patates) | Ich esse gern Kartoffeln mit Soße. (Soslu patates yemeyi severim.) |
| 8 | der Käse, die Käse (peynir) | Zum Frühstück esse ich Käse. (Kahvaltıda peynir yerim.) |
| 9 | die Kasse, die Kassen (kasa) | Bitte zahlen Sie an der Kasse. (Lütfen kasada ödeyin.) |
| 10 | die Katze, die Katzen (kedi) | Meine Katze schläft auf dem Sofa. (Kedim kanepede uyuyor.) |
| 11 | kaufen, kauft, kaufte, hat gekauft (satın almak) | Ich muss noch Milch kaufen. (Süt almam gerekiyor.) |
| 12 | das Kaufhaus, die Kaufhäuser (büyük mağaza) | Im Kaufhaus gibt es alles, was man braucht. (Büyük mağazada insanın ihtiyacı olan her şey var.) |
| 13 | kein, keine (hiçbir; değil [isimleri olumsuzlamak için]) | Ich habe keine Zeit. (Zamanım yok.) |
| 14 | kennen, kennt, kannte, hat gekannt (tanımak, bilmek) | Kennst du diesen Mann? (Bu adamı tanıyor musun?) |
| 15 | kennenlernen, lernt kennen, lernte kennen, hat kennengelernt (tanışmak) | Ich möchte deine Freunde kennenlernen. (Arkadaşlarınla tanışmak istiyorum.) |
| 16 | das Kilo, die Kilos (kilo) | Ich möchte ein Kilo Tomaten, bitte. (Bir kilo domates istiyorum, lütfen.) |
| 17 | der Kilometer, die Kilometer (kilometre) | Der Weg ist 5 Kilometer lang. (Yol 5 kilometre uzunluğunda.) |
| 18 | das Kind, die Kinder (çocuk) | Das Kind spielt im Garten. (Çocuk bahçede oynuyor.) |
| 19 | der Kindergarten, die Kindergärten (anaokulu) | Mein Sohn geht in den Kindergarten. (Oğlum anaokuluna gidiyor.) |
| 20 | das Kino, die Kinos (sinema) | Gehen wir heute Abend ins Kino? (Bu akşam sinemaya gidelim mi?) |
| 21 | der Kiosk, die Kioske (büfe, kiosk) | Am Kiosk kaufe ich eine Zeitung. (Büfeden bir gazete alıyorum.) |
| 22 | klar (açık, net; elbette) | Kommst du mit? – Klar! (Benimle geliyor musun? – Elbette!) |
| 23 | die Klasse, die Klassen (sınıf) | In meiner Klasse sind 20 Schüler. (Sınıfımda 20 öğrenci var.) |
| 24 | klauen, klaut, klaute, hat geklaut (çalmak [konuşma dili]) | Jemand hat mein Fahrrad geklaut. (Biri bisikletimi çaldı.) |
| 25 | das Kleid, die Kleider (elbise) | Sie trägt ein schönes Kleid. (Güzel bir elbise giyiyor.) |
| 26 | die Kleidung (giysi, kıyafet) | Ich brauche neue Kleidung für den Winter. (Kış için yeni kıyafetlere ihtiyacım var.) |
| 27 | klein, kleiner, am kleinsten (küçük) | Das ist ein kleines Haus. (Bu küçük bir ev.) |
| 28 | die Klinik, die Kliniken (klinik) | Er liegt in der Klinik. (O klinikte yatıyor.) |
| 29 | klopfen, klopft, klopfte, hat geklopft (vurmak, çalmak [kapı]) | Es klopft an der Tür. (Kapı çalıyor.) |
| 30 | klug (akıllı, zeki) | Sie ist ein sehr kluges Mädchen. (O çok akıllı bir kız.) |
| 31 | kochen, kocht, kochte, hat gekocht (yemek pişirmek) | Ich koche heute Abend Pasta. (Bu akşam makarna pişiriyorum.) |
| 32 | der Koffer, die Koffer (bavul, valiz) | Mein Koffer ist sehr schwer. (Bavulum çok ağır.) |
| 33 | der Kollege, die Kollegen / die Kollegin, die Kolleginnen (meslektaş, iş arkadaşı) | Mein Kollege aus dem Büro ist sehr hilfsbereit. (Ofisten meslektaşım çok yardımsever.) |
| 34 | komisch (komik, tuhaf) | Er hat einen komischen Hut auf. (Kafasında tuhaf bir şapka var.) |
| 35 | kommen, kommt, kam, ist gekommen (gelmek) | Wann kommst du nach Hause? (Eve ne zaman geliyorsun?) |
| 36 | das Konzert, die Konzerte (konser) | Wir gehen heute Abend in ein Konzert. (Bu akşam bir konsere gidiyoruz.) |
| 37 | der Kopf, die Köpfe (baş, kafa) | Ich habe Kopfschmerzen. (Başım ağrıyor.) |
| 38 | kosten, kostet, kostete, hat gekostet (fiyatı olmak, mal olmak) | Was kostet dieses Buch? (Bu kitabın fiyatı ne kadar?) |
| 39 | der Krach (gürültü) | Macht bitte nicht so viel Krach! (Lütfen bu kadar gürültü yapmayın!) |
| 40 | krank (hasta) | Ich bin heute krank und kann nicht arbeiten. (Bugün hastayım ve çalışamam.) |
| 41 | das Krankenhaus, die Krankenhäuser (hastane) | Sie muss ins Krankenhaus. (Hastaneye gitmesi gerekiyor.) |
| 42 | die Krawatte, die Krawatten (kravat) | Zum Anzug trägt er eine Krawatte. (Takım elbiseyle bir kravat takıyor.) |
| 43 | die Kreditkarte, die Kreditkarten (kredi kartı) | Kann ich mit Kreditkarte bezahlen? (Kredi kartıyla ödeyebilir miyim?) |
| 44 | kriegen, kriegt, kriegte, hat gekriegt (almak, elde etmek [konuşma dili]) | Was kriegst du zum Geburtstag? (Doğum gününde ne alıyorsun?) |
| 45 | der Kuchen, die Kuchen (kek, pasta) | Ich backe einen Kuchen. (Bir kek yapıyorum.) |
| 46 | die Küche, die Küchen (mutfak) | Die Küche ist modern und groß. (Mutfak modern ve büyük.) |
| 47 | der Kugelschreiber, die Kugelschreiber (tükenmez kalem) | Hast du einen Kugelschreiber für mich? (Benim için bir tükenmez kalemin var mı?) |
| 48 | die Kuh, die Kühe (inek) | Die Kuh gibt Milch. (İnek süt verir.) |
| 49 | der Kühlschrank, die Kühlschränke (buzdolabı) | Die Milch ist im Kühlschrank. (Süt buzdolabında.) |
| 50 | die Kultur, die Kulturen (kültür) | Ich interessiere mich für andere Kulturen. (Başka kültürlerle ilgileniyorum.) |
| 51 | kulturell (kültürel) | Wir besuchen eine kulturelle Veranstaltung. (Kültürel bir etkinliğe katılıyoruz.) |
| 52 | (sich) kümmern, kümmert, kümmerte, hat gekümmert (ilgilenmek, bakmak) | Ich kümmere mich um meine kranke Mutter. (Hasta annemle ilgileniyorum.) |
| 53 | der Kunde, die Kunden / die Kundin, die Kundinnen (müşteri) | Der Kunde ist König. (Müşteri kraldır.) |
| 54 | die Kunst, die Künste (sanat) | Ich liebe moderne Kunst. (Modern sanatı seviyorum.) |
| 55 | der Kurs, die Kurse (kurs) | Ich mache einen Deutschkurs. (Bir Almanca kursuna gidiyorum.) |
| 56 | kurz, kürzer, am kürzesten (kısa) | Ich habe nur eine kurze Frage. (Sadece kısa bir sorum var.) |
| 57 | küssen, küsst, küsste, hat geküsst (öpmek) | Sie küsst ihr Kind auf die Wange. (Çocuğunu yanağından öpüyor.) |
İlginizi Çekebilir:
- J Harfli ile Başlayan Almanca Kelimeler
- L Harfi ile Başlayan Almanca Kelimeler
- Almanca A1 Kelimeleri (+PDF)
- Almanca A2 Kelimeleri
- Almanca B1 Kelimeleri (+PDF)
- B1/B2 Mesleki Almanca Kelimeleri (Aspekte Beruf) (+PDF)
- Almanca B2 Kelimeleri (+PDF)
- Almanca Türkçe Sözlük (750.000+ Sözcük)
Daha fazla Almanca kelime ve bağlam için Almanca-Türkçe Sözlük sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Almanca öğrenmek ABC kadar kolay! 🇩🇪 ❤️ 🇹🇷
AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, kelime listeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!
Hemen takip et, değişimi fark et!