B Harfi ile Başlayan Almanca Kelimeler ve Cümleler

B harfi ile başlayan Almanca kelimeler listemiz, Almanca öğrenme sürecinizde düzenli ve etkili bir şekilde ilerlemenizi sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Her kelime, anlamı, tekil-çoğul halleri ve doğru artikelleri (der, die, das) ile birlikte sunulmuş; örnek cümlelerle kelimelerin hem anlamını hem de bağlam içindeki doğru kullanımını kolayca kavrayabilmeniz hedeflenmiştir.

Örneğin, der Baum (ağaç) kelimesinin çoğulu die Bäume şeklindedir. Bu bölümde özellikle günlük yaşamda sıkça karşılaşacağınız kelimeler, finans, ulaşım, doğa, yiyecek-içecek ve meslek gibi farklı kategoriler altında bir araya getirilmiştir. Böylece yalnızca kelimeleri öğrenmekle kalmaz, aynı zamanda bu kelimeleri gerçek yaşamda nasıl kullanacağınızı da kolayca kavrayabilirsiniz.

Almanca Türkçe KelimeAlmanca Türkçe Cümle
Baby -s, das (bebek)Das Baby schläft. (Bebek uyuyor.)
Bad, das (banyo)Ich gehe ins Bad. (Banyoya gidiyorum.)
baden (yıkanmak)Im Sommer baden wir im See. (Yazın gölde yıkanırız.)
Bahn en, die (tren)Wir fahren mit der Bahn. (Trenle seyahat ediyoruz.)
Bahnhof, der (istasyon)Der Bahnhof ist sehr groß. (İstasyon çok büyük.)
Bahnsteig, der (peron, platform)Der Zug fährt am Bahnsteig 5 ab. (Tren, 5 numaralı perondan hareket ediyor.)
bald (yakında)Ich komme bald zurück. (Yakında geri döneceğim.)
Balkon, der (balkon)Wir haben Blumen auf dem Balkon. (Balkonda çiçeklerimiz var.)
Banane -n, die (muz)Ich esse gerne eine Banane zum Frühstück. (Kahvaltıda bir muz yemeyi severim.)
Bank, die (bank)Wir sitzen auf einer Bank im Park. (Parkta bir bankta oturuyoruz.)
Bank, die (banka)Ich muss zur Bank, um Geld abzuheben. (Bankaya para çekmeye gitmeliyim.)
bar (nakit)Ich bezahle lieber bar. (Nakit ödemeyi tercih ederim.)
Bauch, der (karın)Mein Bauch tut weh. (Karınım ağrıyor.)
Baum -ä e, der (ağaç)Der Baum ist sehr hoch. (Ağaç çok yüksek.)
Es gibt viele Bäume im Park. (Parkta birçok ağaç-lar- var.)
Beamte -en, der/die (memur/kamu görevlisi)Der Beamte arbeitet bei der Behörde. (Memur, resmi dairede çalışır./ Kamu görevlisi, kamu kurumunda çalışır.)
Bkz: Almanca Meslekler (Beruf)
bedeuten (anlamına gelmek)Was bedeutet dieses Wort? (Bu kelime ne anlama geliyor?)
beginnen (başlamak)Der Unterricht beginnt um acht. (Ders sekizde başlıyor.)
bei (yanında)Ich wohne bei meinen Eltern. (Anne-babamın yanında yaşıyorum.) (Bkz: Edat)
beide (her ikisi)Beide Kinder spielen im Garten. (Her ikisi de bahçede oynuyor.)
Beide Eltern arbeiten. (Her iki ebeveyn de çalışıyor.)
Bein -e, das (bacak)Ich habe mir das Bein gebrochen. (Bacağımı kırdım.)
Beispiel -e, das (örnek)Kannst du mir ein Beispiel geben? (Bana bir örnek verebilir misin?)
bekannt (tanınmış)Er ist ein bekannter Schriftsteller. (O, tanınmış bir yazardır.) (Bkz: Almanca Sıfatlar)
Bekannte -n, der/die (tanıdık)Ich habe einen Bekannten getroffen. (Bir tanıdıkla karşılaştım.)
bekommen (-birinden-almak; başka biri size veriyor)Ich bekomme ein Geschenk. (Bir hediye alıyorum.)
benutzen (kullanmak)Darf ich dein Telefon benutzen? (Telefonunu kullanabilir miyim?)
Beruf -e, der (meslek)Mein Beruf ist Lehrer. (Mesleğim öğretmenlik.)
besetzt (dolu)Der Platz ist besetzt. (Yer dolu.)
besichtigen (gezmek, ziyaret etmek)Wir besichtigen das Schloss. (Kaleyi geziyoruz.)
besser (daha iyi)
[gut · besser · am besten]
Heute geht es mir besser. (Bugün kendimi daha iyi hissediyorum.)
best– (en iyi)Das ist das beste Restaurant. (Bu, en iyi restoran.)
bestellen (sipariş etmek / sipariş vermek)Ich möchte eine Pizza bestellen. (Bir pizza sipariş etmek istiyorum.) Bkz: Modalverben (Modal Fiiller)
besuchen (ziyaret etmek)Ich besuche meine Großeltern. (Büyükannelerimi ziyaret ediyorum.)
Bett -en, das (yatak)Ich gehe früh ins Bett. (Erken yatağa gidiyorum.)
bezahlen (ödemek)Ich bezahle die Rechnung. (Faturayı ödüyorum.)
Bier, das (bira)Möchtest du ein Bier trinken? (Bir bira içmek ister misin?)
Bild -er, das (resim)Das Bild hängt an der Wand. (Resim duvarda asılı.)
billig (ucuz)Diese Schuhe sind sehr billig. (Bu ayakkabılar çok ucuz.)
Birne -n, die (armut)Ich esse eine Birne. (Bir armut yiyorum.)
bis (-e kadar)Ich arbeite bis 18 Uhr. (Saat 18′e kadar çalışıyorum.)
bisschen (biraz)Ich möchte ein bisschen Wasser. (Biraz su istiyorum.)
Bitte -n, die (rica, istek)Eine Bitte haben. (Bir ricada bulunmak.)
Ich habe noch eine Bitte. (Bir isteğim daha var.)
bitte (lütfen)Bitte, können Sie mir helfen? (Lütfen, bana yardım edebilir misiniz?)
bittenum– (rica etmek)Ich bitte dich um einen Gefallen. (Senden bir iyilik rica ediyorum.)
bitter (acı)Diese Schokolade ist bitter. (Bu çikolata acı.)
blau (mavi)Der Himmel ist blau. (Gökyüzü mavi.)
bleiben (kalmak)Ich bleibe zu Hause. (Evde kalıyorum.)
Bleistift -e, der (kalem)Ich schreibe mit einem Bleistift. (Bir kalem ile yazıyorum.)
Blick, der (bakış)Der Blick aus dem Fenster ist schön. (Pencereden bakış güzel.)
Blume -n, die (çiçek)Ich kaufe eine Blume. (Bir çiçek satın alıyorum.)
Bogen, der (kağıt, yay)Ich brauche einen Bogen Papier. (Bir kağıda ihtiyacım var.)
brauchen (ihtiyaç duymak)Wir brauchen mehr Zeit. (Daha fazla zamana ihtiyacımız var.)
braun (kahverengi)Die Schuhe sind braun. (Ayakkabılar kahverengi.)
breit (geniş)Die Straße ist sehr breit. (Cadde çok geniş.)
Brief -e, der (mektup)Ich schreibe einen Brief. (Bir mektup yazıyorum.)
Briefmarke -n, die (posta pulu)Ich kaufe eine Briefmarke. (Bir posta pulu alıyorum.)
bringen (getirmek)Kannst du mir das Buch bringen? (Bana kitabı getirebilir misin?)
Brot -e, das (ekmek)Wir haben kein Brot mehr. (Daha fazla ekmek yok.)
Bruder -ü, der (erkek kardeş)Mein Bruder ist jünger als ich. (Erkek kardeşim benden küçük.)
Brötchen -, das (ekmekçik)Zum Frühstück esse ich ein Brötchen. (Kahvaltıda bir ekmekçik yiyorum.)
Buch -ü er, das (kitap)Ich lese ein Buch. (Bir kitap okuyorum.)
Gute Bücher sind oft sehr teuer. (İyi kitaplar genellikle çok pahalıdır.)
Buchstabe -n, der (harf)Der Buchstabe “B” steht am Anfang. (“B” harfi başta yer alır.)
buchstabieren (hecelemek)Kannst du das buchstabieren? (Bunu heceleyebilir misin?)
Bus -se, der (otobüs)Der Bus kommt in fünf Minuten. (Otobüs beş dakika içinde geliyor.)
Butter, die (tereyağı)Ich kaufe Butter im Supermarkt. (Süpermarkette tereyağı alıyorum.)
Bäckerei -en, die (fırın)Die Bäckerei öffnet um 7 Uhr. (Fırın saat 7’de açılıyor.)
bös (kötü)Sein Plan war bös. (Onun planı kötüydü.)
(Bkz: Perfekt)
böse (öfkeli)Sie ist böse auf mich. (Bana karşı öfkeli.)

İlginizi Çekebilir:

Daha fazla Almanca kelime ve bağlam için Almanca-Türkçe Sözlük sayfasını ziyaret edebilirsiniz.


Almanca öğrenmek ABC kadar kolay! 🇩🇪 ❤️ 🇹🇷

AlmancaABC‘de videolar, A1, A2, B1 konu anlatımları, kelime listeleri ve Almanca öğrenmek için ihtiyacın olan her şey seni bekliyor!

Hemen takip et, değişimi fark et!

Yorum Yap